İnsan beyni iyi/kötü olarak düşündüğünü hafızada tutar, gerisi unuturmuş.

Bugün de geçmişe gidip o unutulmayan anılarla başlamak istiyorum.

Geçmiş dediğime bakmayın, “birazcık” geçmiş ama benim için hiç geçmemiş! Çünkü 40 yıldır izlediğim en güzel anıların olduğu bir geçmişten bahsediyorum.

O tarihlerde Trabzonspor’un başkanlık ve teknik adamlık koltuğunda henüz rüştünü ispat edememiş iki yeni isim vardı. Fakat işler istendiği gibi gitmiyor, sıkıntılı günler geçiriyordu bordo-mavililer. Takım dağınık, isteksiz ve iç çekişmelerin girdabında boğuluyordu.

Ta ki takvim yaprakları 9 Kasım 2018 gününü gösterdiği güne kadar devam etti bu durum.O gün ne mi oldu?

Trabzonspor, Malatya’da kendi depremini yaşayarak 5-0’lık bir hezimet alınca dananın kuyruğu koptu ve takımın “ağabey”leri Onur ve Burak ile yollar ayrıldı.

Aksilik o ki, böyle çalkantılı bir dönemde ilk maç da Fenerbahçe’yleydi. Ama düşünülen olmadı; “ağa”lardan geriye kalanlar inanılmaz oynamış ve Fenerbahçe’yi ezerek yeni bir başlangıç yapmıştı.

İşte o gün, o Fenerbahçe maçında oynayan orta saha, benim kişisel tarihimde izlediğim en iyi Trabzonspor futbolunun baş aktörleriydi.

Onazi, Sosa ve Yusuf Yazıcı'dan bahsediyorum…

Bunları niye mi anlattım?

Çünkü 3-4 yıldır sürekli “Teknik, çabuk, hızlı ve adam eksiltebilen orta saha lazım” diye bağırıyordum, “orta sahan ne ise o kadar takımsın” diye yazıyordum. Mendy’i eleştirdiğim için papara bile yedim.

Dün, o en iyi olarak anlattığım orta sahaya benzer bir yapılanmanın eşiğinde olduğumuzu gördüm. Tünelin içinden sızan iyi oyun ışıklarını fark ettim. Ve böylece Avcı’nın bize dayattığı hantal orta sahalardan kurtulmanın mutluluğunu ve duygusunu yaşadım.

Avcı’dan kalma orta sahalardan biraz daha teknik ve çabuk iki oyuncu Trabzonspor’u zirveye taşıyor. Bunu bu kadar geç görmek ve uygulamaya geçirmek bu kadar zor muydu?

Birkaç maç önce “Yetmez ama evet” diye yazmış ve orta sahadaki değişimin oyunu güzelleştirdiğini anlatmıştım. Yine tekrarlıyorum: Yetmez… Hem sayıyı hem kaliteyi biraz daha yukarı çekmek lazım. Ancak o zaman 20-30 dakikalara kadar çıkan iyi oyun, 70-80 dakikaları görür ve Trabzonspor’a yeni hayaller kurdurabilir.

Dün Oulai ve Falcorelli 3’lü bir Eyüpspor merkezine karşı yetti ama deplasmanda veya daha güçlü bir takım karşısında bu kadar kolay olmayacaktır.

Umarım Fatih Tekke bir an önce ideal orta sahasını bulur. Çünkü bu saatten sonra puan aslanın ağzında olacak ve Trabzonspor’a karşı bütün takımlar kapanarak geçiş arayacaktır.

Geçiş oyunu da en çok Trabzonspor’u zorlar. Çünkü savunma göbeğinin ağır olması hücuma çıkıldığında arkada kalan boşluğu koruyamıyor.

Kısa vadede olmasa bile uzun vadede hızlı bir stoper, dengeli bir sol bek takviyesi yapılıp Mustafa’yı kanat alternatifi olarak kullanmak doğru olacaktır.

Kısaca Trabzonspor’un orta sahası geleceğini belirleyecek.

Eyüpspor maçında aldığım notlarla bitirelim…

  • Öne geçtikten sonra önceki maçlara göre daha iyi oynayan bir Trabzonspor.
  • Gelirken hocanın konuşup 10 numara sözü verdiği Muçi’nin kanat kullanımı.
  • Yetersiz ön alan baskısının merkezde açtığı gediklerin sonucunda en kahraman Onana.
  • Onuachu’nun top ezme rekoru. Biri ona tek pası öğretmeli.
  • Hücumdaki zenginlik Fatih Tekke’ye tatlı sıkıntılar yaşatacak. Umarım doğru ve adil bir çözüm bulur. Çünkü kimi oynatmazsa “niye o yok” diyecek, oynatsa “niye öbürü yok” diyecek o kadar çok Trabzonsporlu tanıyorum ki!
  • Ön alan baskısı Eyüpspor karşısında doğru olmaz diye düşünüyordum. Çünkü iyi paslarla çıkabilen bir takım. Bu, Arda Turan’ın alıştırdığı bir özellik. Zaten baskıdan çıktıklarında 30+ hücumcularıyla rahat pozisyon buldular.
  • Orta sahada ağır ve hantal oyunculardan boşandıktan sonra savunma merkezinde de aynısını yapmak gerektiğini düşünüyorum.
  • Augusto tatlı bir sıkıntı. Ekuban’da da yaşamıştık aynı durumu. Santrfor mu, kanat mı, forvet arkası mı? Bu hâl hem hocayı zorluyor hem de hücumda farklı çözüme yönlendiriyor. Bundan dolayı da kanatlarda sürekli değişim yaşanıyor. Bu da bir oyun ezberinin oluşmamasında ana etken. Bana kalsa Onuachu yerine Augusto’yu kullanırım. Onuachu’yu daha az, yerinde ve zamanında değerlendiririm.