Hoş geldin Oulai

Ömür, Parmak, Siopis’ten sonra orta sahada çabukluk ve dinamizmi özlemiştik. Oyunun merkezinde çabuk bir futbolcunun olması bile Trabzonspor’a başka bir hava kattı. Bu sayı ikiye çıktığında çok farklı bir oyun göreceğimize eminim.

Rakamlarla, iki yıldır vurguladığım çabuk bir orta sahanın farkını anlatalım: Oulai dün 5 top sürme girişiminin 5’inde de başarılı oldu. Gaziantep maçında 8 oynayan Ozan’ın bu rakamı 2/1, Fenerbahçe önünde 8 oynayan Folcarelli’nin ise 9/2’ydi. Yani merkezdeki hantallık, rakip sahaya taşınırken çok top kaybına sebep oluyor ve kaybedilen toplar, bordo-mavililerin hücuma hızlı çıkmasını engelliyordu. Sadece hücumda değil, savunmaya dönüş de yavaşladığı için Fatih Tekke kontrollü bir oyun tercih etmek zorunda kalıyor. Bu da bana Abdullah Avcı’nın oyun tarzını hatırlatıyordu. Ama şimdi daha çabuk ve kolay adam eksilten 19 yaşındaki bir oyuncu ile hem hücum hem de savunma geçişlerinde farkı gördük. Hatta ikili mücadele konusunda bile sahadaki en başarılı isim genç Oulai’ydi.

Zamanla, çevresindeki abileriyle uyum sağlayıp bir oyun ve pas ezberi oluştuktan sonra çok daha faydalı olacaktır. Özellikle Mustafa’nın dönüşüyle beraber Oulai’nin performansının artacağı, iki çabuk oyuncunun desteğiyle Olaigbe’nin gizli kalmış yeteneğinin ortaya çıkacağını düşünüyorum. Özellikle merkezden rakip savunma arasına sızma girişimleri, Mustafa ve Oulai’nin uyumu arttıkça daha başarılı ve kolay olacaktır.

Bu da zaman zaman “uzun at, Onuachu indirsin, sonra rakip sahaya yerleşelim” modelini değiştirecek, savunmadan daha iyi çıkış yapan, daha çok pas oynayan ve rakip sahaya gidiş-dönüşlerde daha güvenli bir oyun da getirecektir.

Bir çabuk oyuncu bile, hücuma çıkmakta zorlanan Trabzonspor’u daha ilk maçtan değiştiriyor ve hantal bir takıma hız katıyorsa; 3-5 ay sonraki durumu siz hayal edin…

Muhtemelen Okay’ın dönüşüyle birlikte 6 numarada daha basit oynayan ve daha az top kaybeden bir oyuncuyla, dün son dakikalarda yaşanan panik havası ve hatalar azalacaktır. Bouchouari’nin de merkeze katılımıyla çok daha güzel oyunlar ve farklı skorlar göreceğiz.

Oulai’nin gelişiyle Trabzonspor orta sahası hız kazandı, hücum ve savunma geçişleri farklı bir boyuta taşındı.

Eyyyy Trabzonspor yönetimi!

Bu kadar zor muydu orta sahaya 2-3 oyuncu almak? İki senedir kurdeşen döktürdünüz. Hele biraz daha tecrübeli ve kreatif oyuncular getirseydiniz, ne taraftar sıkıntı çeker ne de siz kameralardan kaçar hale gelirdiniz. Yanlış mihmandarla yola çıkan, kendine de bulunduğu kuruma da sıkıntı sokar.

Bırakın öz evlatlara, onlar kasayı da düşünür oyunu da. Yeter ki Fatih Tekke gibi kulübün asli sahiplerine güvenelim.

Oyun Planı

Oyun üzerine de değinerek bitirelim.

Fatih Tekke’nin “Onuachu’ya uzun at, o indirsin” modeli bir plan üzerinden eleştiriliyor ve başka bir planı olmadığı söyleniyor. Evet, kısmen haklılar ama elinizde Onuachu gibi bir kule varsa, onu değerlendirmek elbette birinci plan olur. Muhtemelen hangi hoca olursa olsun, Onuachu üzerinden hücum kurgular.

Hele orta sahanız hantal ise, gidip dönemiyor, dönüp gidemiyorsa, “uzun atıp oraya yerleş” planı en akıllıca olandır. Eleştiren eski topçular, oyunu daha iyi anlasalar yorum yapmak yerine iş yaparlardı.

Ayrıca daha dikkatli izleyince farklı setlerin olduğunu da görebiliriz. Örneğin, dikine ve derine hat kıran paslar, bölgesel baskıyı bertaraf etmek için terse atılan uzun toplar… Farioli’nin savunmada riskli paslarla rakibi üzerine çekip eksik yakalama planı gibi, oyun içinde oyun var görebilene.

Sağlıcakla kalın.