Türkiye’de şampiyonluk yarışının ilk düdüğü transfer masasında duyulur. Trabzonspor da lakabına yakışır şekilde transfer dönemine FIRTINA gibi girdi; hatta işi erken bitirdi.

Geçen yıl “anlaşmalar tamam, bütün transferler hazır” diyen ama sözünü yemek durumunda kalan Ertuğrul Doğan, bu defa eşeği sağlam kazığa bağlamış. Tüm transferler sanki Amazon'dan sipariş edilmiş gibi; tam zamanında kapıda. Üstelik tam da olması gerektiği biçimde. Paranın büyüğü gençlere, küçüğü tecrübelilere. Çünkü gencin aidiyeti güçlü olur; tecrübelinin ise kontrolü. Yani bir denge mekanizması içinde çok doğru hamleler. Ataların dediği gibi: “Erken kalkan yol alır.” Hayatın dediği gibi ise: “Doğru plan hedefe ulaştırır.”

"Zamanında yapılan iş, iki defa yapılmış sayılır." — Atasözü

Trabzonspor bu hamlelerle yaz kampına tam kadro katılabilecek. Bu da sezona ve Avrupa Kupaları’na iyi başlangıç demektir. İyi başlamak, iyi yol almanın birinci şartıdır. İkinci şartı da kazanma alışkanlığıdır.

Biri “şampiyonluk mu” dedi?

Rakiplere dönüp bakıp bu soruya cevap verelim mi?

Tek hazır rakip Galatasaray. Çok büyük değişiklikler yapmayacak. Ancak dört yıl üst üste gelen şampiyonlukların ardından oyuncuların rölantiye alma ihtimali de en önemli soru işareti. Bu durum Trabzonspor için bir fırsat niteliğinde olabilir. Çünkü hocası, kadrosu hatta başkanı belli olmayan diğer rakiplerin durumuna bakınca, “birinin” sorusuna “neden olmasın” cevabı yakışır.

Özetle planlama, zamanlama ve tercihler gayet iyi. Fiyatlar da yaşlar da iyi. Maaşlar da makulse iş artık Fatih Tekke’ye kalır. Artık çorba içilmez durumda ise hocanın tuzu unuttuğundan olur. :)

"Hazırlık zaferin yarısıdır." — Atasözü

Transferlere kadro ve teknik açıdan bakalım biraz da.

Bu transfer süreci bana Ajax’ı hatırlattı. Tecrübeli yerli, parlatılacak yabancı, 1-2 yıllık tanışma ve alışma süreci. Neticesinde zirveye doğru adımlar ve ardından da gelsin paralar…

Öncelikle beklerden başlayayım. Buradaki aksama Cabral ile giderilmiş. Mithat Pala gibi bir yerli alternatif bu bölgenin çileği olur düşüncesindeyim.

Stoper konusunda Batagov yokken sistemin ne kadar aksadığı ve geriden oyun kurulamadığı için Şampiyonlar Ligi şansının kaybedildiği düşünülürse, buraya oyun kurma beceresi yüksek ve tecrübeli biri gerekir. Bunun için de tek şans yerli bir alternatif olur.

Ve adres de bellidir: Samet Akaydın. Hem boşta hem ucuzdur. Bu toprağın çocuğu olduğu için zaten aidiyeti yüksektir. Yaş olarak da artık olgunluk dönemi. Oyun kurabilen bir stoper olduğu için de Dünya Kupası kadrosuna kadar yükselmiş bir yerlidir.

“Ahmetcan’ı söylemiyorsun” diyorsunuz muhtemelen. Oyun kurmak tecrübe ve çok tekrar ile ilgilidir. Ahmetcan’ın liderliği alabilmesi için 3-5 seneye daha ihtiyacı var.

Orta saha en kritik bölge. Oulai gitmezse sorun yok ama giderse de benzer özellikli bir yerli ve bir yabancı hamlesi gerekir. Özellikle geçen yıl merkezdeki kontrolsüzlük Ruslan Malinovskyi düzeyindeki bir tecrübeli ile çözülebilecek gibi duruyor.

Kanatlar için anlaşılan ve ismi geçenlere baktığımızda genç ve hızlı yabancı isimler var. Alternatif olarak bir kanatta Metehan’ın, diğer kanatta Mustafa’nın tecrübesinin de devreye girdiği düşünüldüğünde sorun yaşanmayacak bir bölge haline gelmiş olur. Ayrıca kanat oynayabilen bir santrfor arayışı da tuzu biberi tam bir yemeğe dönüşür.

"Takım savunması forvette başlar. Eğer hücum oyuncun topu tutamazsa, savunman nefes alamaz." — Sir Alex Ferguson

Benim için en sorunlu bölge forvet. Çünkü geçen yıl Onuachu’ya sırtı dönükken atılan topların önemli bir bölümü rakibe teslim edildi. Dolayısıyla Trabzonspor sık sık dengesiz yakalandı ve rakiplerine çok sayıda pozisyon verdi.

Bunların bu yıl da yaşanmaması için hocanın, merkeze uzuntop atmak zorunda kalmayacak bir taktik plan kurgulaması lazım. Bunun için de topun Trabzonspor’da kalmasını sağlamak en akıllı plan olur. Aksi halde uzun vurulan beş toptan dördü rakipte kalır. Bu da geçen yıl olduğu gibi korkak ve mahkûm bir oyun getirir. Dolayısıyla herkes geçen yıl gördüğümüz kadar toleranslı olmayabilir.

Özetle teknik olarak Fatih Tekke anlayışına uygun bir yapı oluşturuluyor. Erken çalışma ortamı da sağlanıyor. Zaten resmi maçların geç başlayacak olması da büyük avantaj.

Ve top Tekke’de...

Onun da en iyi bildiği iş top oynamak!

*"Bu makalede ürün yerleştirme bulunmamaktadır.":)