Hızlı bir X makalesi yazalım.
@seref113’e vereceğim cevap uzayınca bu yolu tercih ettim. Süslü cümleler kurmadan, en anlaşılır haliyle elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım.
Soru net: Altyapıdan niye oyuncu yetişmiyor veya A takıma alınmıyor?
a) Hocanın tercihi mi? b) Altyapı antrenörlerinin yetersizliği mi? c) Kulüp yönetimi mi?
Genellikle ilk iki şık suçlanır. Bence asıl fail 4. şıkta gizli: d) TFF!
Yani bana göre ana sorun Futbol Federasyonu. Nedenini açacağım ama önce şu peşrev bölümünü aradan çıkaralım: Bana "Bir kurumu en kötü kim yönetir?" diye sorsalar, düşünür taşınırım mevcut TFF Başkanı'nı söylerim. Futbolumuzu yöneten akıl (!) tam olarak bu. "Bu cümle her şeyi anlatıyor, gerisini okumaya gerek yok" diyebilirsin. Ama içimdekini dökmezsem kabız oluyorum. Okumasan da yazacağım.
Gelelim asıl meseleye... Neden Fatih Tekke, kulüp yönetimleri ya da altyapı hocaları değil de TFF?
Soru şu: İspanya ve İngiltere futbolda neden zirvede?
Cevap basit: İki ülkede de Rezerv Lig var. Gençlerin gelişim sürecini sağlıklı sürdürebileceği bir formül uyguluyorlar.
Tezimi iki örnekle güçlendireyim:
1. Bu yıl Real Madrid, sakatlıklar sebebiyle rezerv takımdan 7 genci A takıma çağırdı. Çocuklar süre aldıkları maçlarda hiç sırıtmadı. Hatta izlerken "Ya bunları Trabzonspor’a getirmek lazım" diye bile düşündüm. Sezon başındaki Asensio ve Gonzalo örneklerini zaten sağır sultan bile duydu.
2. İkinci örnek bizim topraklarımızdan; Trabzonspor, Galatasaray ve Bursaspor’dan... Dönemin federasyonu, 3. Lig'de altyapı takımlarının yarışmasına hak tanımıştı. Trabzonspor (II) takımı Süper Lig'e yükselecek seviyeye gelmişti. Bursaspor A takımı küme düştüğü için, Bursaspor (II) kazandığı Süper Lig hakkını A takıma devretmişti.
O tarihlerde A Milli Takım'ın başında Sepp Piontek vardı. Trabzonspor’dan Ogün Temizkanoğlu’nu, Galatasaray’dan Tugay Kerimoğlu’nu o rezerv ligde oynarken izleyip A Milli Takım'a çağırdı. O dönemki Galatasaray altyapısından çıkan birçok ismi üst liglerde izledik.
"Çocuklarınızı hazır yollar için eğitmeyin, yollar için hazır çocuklar eğitin." — L. R. Knost
Özetle durum şu: Altyapıda yetişen, henüz A takım seviyesinde olmayan ama yetenekli olan çocuk, kendi yaş grubuyla rekabet ederek üst seviyeye çıkamıyor çıkmakta zorlanıyor onun için 10-20 yılda yılda bir Yusuf Yazıcı, Abdülkadir Ömür veya Gökdeniz Karadeniz görebiliyoruz. Mevcut düzen; bir anne babanın çocuk yürürken "aman düşmesin" diye sürekli elinden tutmasına benziyor. Halbuki çocuk düşe kalka öğrendiğinde daha dik durur. Hami Mandıralı’nın dediği gibi; dik olmayı, dik durmayı ve dik oynamayı öğrenir.
İspanya ve İngiltere'nin başarısının sırrı bu. Onlar federasyon eliyle çocuklarına doğru yöntemi sunuyor. Biz ne yapıyoruz? Önceki federasyonun rezerv lig kararına ilk karşı çıkan kişiyi gidip TFF Başkan Yardımcısı yapıyoruz!
Şimdi bu akıldan rezerv lig kurmasını mı bekleyeceğiz?
"Peki, rezerv lig Türkiye’de niye devam etmedi?" diye sorabilirsiniz. Bizi yöneten TFF başkanları, alt liglerdeki bazı kulüplerin itirazı ve ellerindeki oy gücüyle sistemi bitirdiler. Hatta rezerv lig için ısrar eden bir önceki federasyonu devirenlerin başında bu işe itiraz eden kulüplerin olduğunu düşünüyorum. İsim vermiyorum, o günün haberlerine bakarsanız kimler olduğunu görürsünüz.
"Uçurtmalar rüzgâr gücüyle değil, o rüzgâra karşı durdukları için yükselirler." — Charles Lindbergh
Bu ülkeye Rezerv Lig sistemini biri getirirse eğer, Fatih Tekke de çıkıp "kadro derinliğim yok" diyemez, dedirtmeyiz. Hoca haklı; profesyonel lig sertliğinde rekabet etmemiş genci neden riske atsın? Yetiştirici bir takım olan İstanbulspor’da bu gençleri rahatça oynatabiliyordu çünkü orada hatayı hoş görecek bir iklim vardı. Hoca da ülkenin en batısından en doğusuna kadar bir yay çizdikten sonra Trabzonspor takımında oynamaya hak kazandı. Altyapıdaki hangi genç Fatih Tekke’den daha yetenekli söyleyin biz de hocaya yüklenelim!
Ana meselelerden biri de Trabzonspor taraftarı. Hata yapan gence tahammül etmiyor; anında sosyal medyadan ailesine, kendisine küfürler yağdırıyor. Sırf bu linç kültüründen korumak için bile hocanın gençleri oynatmaması en doğru tercih olabilir.
Bana kalsa Trabzonsporlu olmayan oyuncuyu kadroya bile almam ama direksiyondakiler rotayı başka yere kırdığı için bizim isteklerimiz ütopya olarak kalmaya devam edecek.




