Gençler için çok eski, benim gibi yaşlılar için de dün gibi bir tarihe götüreyim sizi.

Yıl 2014…

Sezona 2’şer beraberlikle giren iki savunma uzmanı teknik adam İstanbul’da kapışacaktır.

Trabzonspor’un başında Vahid Halilhodzic Başakşehir’de Abdullah Avcı vardır.

Trabzonspor yaptığı transferlerle şampiyonluk adayı ve maçın mutlak favorisi, Başakşehir ise Süper Lig’e yeni çıkmış tek derdi ligde tutunmak olan bir ekiptir.

Avcı’yı tarif ederken sık sık tekrarladığım bu maçın hikayesi şöyle gelişmişti;

Mahmut Tekdemir, Sedat Ağçay ve Murat Akın gibi sert futbolun zirvesindeki 3 orta saha ile çıktı Avcı karşılaşmaya. Göbeği sağlam tutup faul üstüne faul yaparak maçı orta sahada öyle bir kilitlediler ki; Trabzonspor mecburen kanatlara inmek zorunda kalmış ve yaptığı bütün ortalar Yalçın Ayhan ile Epureanu’ya teslimdi.

İkinci yarının başında Visca kontradan bir de gol bulunca “maç kilitleme uzmanı” Avcı’nın iyice kontrolüne geçiverdi karşılaşma. Uzatmalarda Oscar Cardozo’nun penaltısı ile beraberliği zor kurtarmıştı bordo mavililer.

Bunu anlatmamın sebebi, bildiğiniz gibi cumartesi günü Fenerbahçe-Trabzonspor maçı var. Bu sezon oynadığı bütün maçları kazanan sarı lacivertliler elbette karşılaşmanın mutlak favorisi. Trabzonspor da bir yılda alacağı mağlubiyeti 8 haftada tatmış sıkıntılı bir takım.

Abdullah Avcı bu tür maçlara iyi hazırlanır, iyi plan kurgular. Bu maçlar “uzmanlık alanı” desek en doğru ifade olur. Kadronun eksikliği veya takımın durumun da çok bir önemi yoktur.

Özellikle maçı kilitlemek gerekirse, beraberlik işine geliyorsa, onun için en bildiği ortamdır. 7 dönümlük futbol sahası bir anda en güvenli hissettiği evi gibi olur.

Böyle bir ortamda Kadıköy’de alınacak bir beraberlik hem taraftarı hem Abdullah Avcı’yı çok memnun edecektir.

Maçın hakemi kim ise onun için de zor bir karşılaşma olacağı muhakkak.

Bu uzun girişten sonra teknik olarak bizi nasıl bir maç bekliyor, Avcı ne yapabilir ve ne yapmalı faslına geçebiliriz!

Fenerbahçe’nin alametifarikası; alan daraltıp önde baskı yaparak topa hâkim olup maçı kontrol etmek üzerinedir. Bu kontrolü ise, tamamı yüksek tekniğe sahip maharetli oyuncularıyla kolayca yapabilmektedir.

Böyle bir takıma karşı 2 türlü üstünlük sağlanabilir.

a) Kendi sahana iyice kapanıp kontratak kovalamak.

b) Savunmadan oyun kurup rakibin çok adamlı baskısını kırmak.

Trabzonspor öncelikle savunmayı düşüneceği için a planı kadro yapısına uygun. Özellikle baskı anında uzun pas atabilen bir kaleciye ve o pası bloke edip rakip alanda tutarak takımın öne çıkmasını sağlayacak bir santrfora sahip. Buradan anlaşılacağı gibi en öndeki Onuachu kilit isim ve performansı bu plan için önemli.

Orta saha merkezinde ise rakibin oyuncularını baskı ile kilitleyip oyun kurmasını engellemek gerekir. Fakat Fenerbahçe takımı beklerinin de oyun kurma özelliği olduğu için baskıyı geniş alana ve bütün oyunculara yaymak zorunda bırakır. Yani Trabzonspor kanat oyuncularının da bir bek gibi rakipleriyle birebir oynamalı ve üstünlük sağlamalı, tuttuğu oyuncunun topla kolay buluşmasını engellemeli. Bu da sahaya çıkacak kanat oyuncularının, bu durum göz önüne alınarak seçilmesi gerektiğini gösterir.

Bir diğer savunma yöntemi de Avcı’nın en çok yaptığı merkezi koruyarak rakibi orta yapmaya zorlamakla olur. Ama sarı lacivertliler çizgiye inebilen kanat ve beklere sahip olduğu için orta yerine adrese teslim pas ile çok gol buluyor. Onun için bu planda 11 oyuncunun da savunmaya tam konsantre olması lazım. Hücum da ise; duran top, kontratak, kapılan toplarla yapılacak geçiş hücumlarıyla rakibin hatasından yararlanma yoluna gidilebilir.

B planı gibi top sahip olarak savunma metodunu Avcı gelene kadar Trabzonspor hiç çalışmadığı gibi ona göre oyuncu transferi de yapılmadı. Buna rağmen geniş kadroda yeterli oyuncu bulunabilir ama zaman ve oyun alışkanlığı gerektiği için uygulaması zor bir plan olur. Çünkü bu planda savunmadan oyun kurmak ve rakibin çok adamla baskısını kırarak boş alanlara topu çıkarmak gerek. Bunun için de teknik ve çabuk oyuncularla oynanmalı. Bu tür oyuncular da olmasına rağmen bir önceki teknik adam döneminde tercih edilmeyip âtıl bırakıldığı ve böyle bir hazırlık da yapılmadığı için çok riskli olur.

Peki Avcı ne yapar?

Bence savunma yapıp kontratak tercih edecektir. Fakat oyun akışına göre plan içinde plan uygulayarak ortaya karışık bir yöntem de izleyebilir. Çünkü rakip takımda sakatların çokluğu, sahaya çıkacak oyuncuların Fenerbahçe’nin ezberlenmiş planını ne kadar işletebileceği de önemli. Burada yaşanabilecek zaafları iyi tespit edebilen bir Avcı’nın sadece savunma değil hücumu da şansa bırakmayacağı muhakkak. Özellikle sarı lacivertlilerin iki bekinin arkalarındaki boş alana çıkarılacak her top Fenerbahçe’yi geri koşturarak yoracaktır. Bu da sarı lacivertlilerin dengesini bozmaya yeter. O noktalara top çıkarmak için de baskıyı bertaraf edecek pas beceresi yüksek oyuncu tercihi de doğru yapılmalı. Bunun için Berat’ın hatta Bakasetas’ın sahada olabileceğini düşünüyorum. Avcı Yunan oyuncunun tek pasla adam kaçırma özelliğini daha önce kullandığı için Ömür-Bakasetas değişikliği yapacaktır. Özellikle Trezeguet’in Samet’le çok karşı karşıya geleceğini de düşünürsek, buralara çıkarılacak toplar bol pozisyon bulunmasına sebep olabilir.

Ayrıca Avcı orta sahada rakip oyuncuların adam eksiltme becerilerinden dolayı oyunu dar alana sıkıştırmayı düşünecektir. Çünkü aksi durum merkezin açılmasını sağlar. Bu da Berat, Baka, Mendy gibi çabukluğu olmayan oyuncuların kolay kart görmesine sebep olur. Bu alandaki oluşacak boşluklar uzaktan şut atabilen sarı lacivertli oyuncular için maden işlevi görür.

Bütün bunları İsmail Kartal’ın her maçta yaptığı baskıyı Trabzonspor’a karşı da uygulaması üzerine yazdık. Fenerbahçe’nin de bir b planının olacağı muhakkak. Kartal dengeli bir oyun düşünerek riske girmeyip maçı rölantiye alırsa, golü de özel yetenekli oyuncularının ayaklarına bırakırsa çok farklı bir şey de görebiliriz? Böyle bir durumda ise ilk gol atan kazanır veya kilit nokta olur. Maçı korakor hale de getirebilir.

Özetle Avcı’nın ustalığı savunma planı ve güvenli oyundur. Bundan dolayı bu maçta yapacağı planın tutma ihtimalini yüksek görmekteyim. Trabzonspor’un Kadıköy’den puanla dönmesi asla sürpriz değildir.