UEFA Kupası alınan yıllara götüreyim…

Gelmek isteyen peşime takılsın.

Kadıköy Fatihi Graeme Souness sonrası Galatasaray’ın başına Fatih Terim gelir…

O güne kadar elle tutulur tek başarısı Akdeniz Oyunları’nda finale çıkıp Yunanistan’a yenilerek gümüş madalya almasıdır.

Sarı kırmızılılar o yıl öyle bir rüzgâr estirir ki, sezon sonu ligi önde bitirirken ikinci ile aradaki fark 8 puandır.

Bu başarının bana göre başrol oyuncuları; orta sahada atom karınca gibi çalışan Ergün-Okan-Suat-Tugay ve henüz bıyığı bile terlemeyen 16 yaşındaki Emre’dir…

O tarihteki Galatasaray, presin her türlüsünü orta sahasındaki kısa, çabuk, teknik ve tempolu oyuncuları ile yapardı. Adeta piranalar gibi saldırır, rakibe nefes aldırmazdı. Tabii ki, sadece orta saha değil hücum oyuncuları da pres konusunda iyiydi.

O takım daha sonraki yıllarda da kupalara ambargo koyacak ve 4 defa üst üstte şampiyonluk yaşayarak Terim’le son yılında başarılarını UEFA kupasıyla taçlandıracaktı.

TARİH TEKERRÜR EDER

Neden bunu anlattım?

Sezon başı Galatasaray Okan’la anlaştıktan sonra yapılan transferleri görünce bir arkadaşıma demiştim ki; “Okan Buruk kendi oynadığı yıllardaki yapıyı oluşturuyor" dedim ve tek tek şimdi yazacağım gibi boylarını sıralamıştım.

Torreira (1,66), Oliviera (1,81), Midtsjö (1,76), Mata (1,70), Mertens (1,69). Bunlara bir de Kerem (1,73) Rashica (1,77) ve Yunus’u (1,73) ekleyince boyu kısa ama hız, çabukluk ve teknik ile donanımlı bir takım olacak diye yazmıştım.

Nitekim düşündüğüm gibi oldu.

Bugünkü başarılarda saydığım 8 oyucunun en az 5-6’sı sahaya çıkıyor ve rakipleri şiddetli koşularla boğup, paniğe sokup, kaptıkları toplar ve hızlarıyla sonucu zorlanmadan lehlerine çeviriyorlar.

Yani aklın yolu bir…

Daha evvel denenmiş ve başarılmış bir yapıyı taklit etmek başarıya giden en kestirme yoldur ve maceraya gerek yoktur.

Okan Hoca da gençliğinde tecrübe ettiklerini, gördüklerini uygulayıp, hatta üzerine katıp Galatasaray’a 1 şampiyonluk daha getirdi.

***

Artık Okan Buruk’un önünün açık olduğunu düşünüyorum. Takım bütünlüğü ve arkadaşlık ortamını bozmadan, az ve öz doğru takviyelerle ikinci bir Fatih Terim olma yolunda ilerliyor.

Yeter ki, ilk tökezlemesinde dışlamasınlar. Fenerbahçe’den 4 yedikten sonra Fatih Terim’in arkasında saf tuttukları gibi, Okan Buruk’un da arkasında dururlarsa iyi günlere ulaşmak daha kolay olur.

Galatasaray camiasına hayırlı olsun.