Dün gece İstanbul çooook, çok güzeldi.

Müthiş paslar, coşkulu ve istekli “Bizim Çocuklar” ile harika goller izledik. Skora aldanmayın, karşımızda çok iyi bir Macaristan ve İtalyan teknik direktörü Rossi vardı. Alanı daraltıp bölgesel presle top kullanmamıza izin vermiyor, hataları kollayıp sürekli tehlike oluşturuyordu. Aklıma Şenol Güneş yönetiminde 3-0 yenildiğimiz İtalya maçı geldi. O maçta Güneş, fizik gücü yüksek oyuncularla kapanıp kontratak planlamıştı. Ancak yoğun pres karşısında topu hiç görememiş, teknik ve çabuk oyuncular olmayınca topun yönünü terse çevirememiştik. Bölgesel baskıda top kaptırıp oyun olarak hezimete uğramıştık.

O dönemde oyunun yönünü değiştiren, adrese teslim paslar atabilen, baskıyı kırabilecek çabukluğa sahip Hakan, Orkun, Abdülkerim, Samet gibi teknik oyuncular olsaydı, muhtemelen o hezimeti yaşamaz, karşılık verebilirdik. Büyük takım teknik ve çabuk orta sahadan kurulduğunda, ayağa pas ile çıkabildiğinde oyun güzel olur, coşkulu ve keyifli maç izleriz.

Bu güzelliğin mimarı elbette Vincenzo Montella.

Tercih ettiği futbolcu modeli, oyun sistemi ve oyun cesareti hayranlık uyandırıyor. Çabukluk, hız ve tekniği ön plana alarak hem geçiş hem denge hem de hücum oynayabilen bir sistem kurgulaması harika. Oyun modelinin coşkusu, estetiği, ahengi ve cesareti, âşık olunacak kadar müthiş. Tam da bu toprağın çocuklarına uygun bir oyun. Montella, adeta “cuk” diye oturdu. Keşke fanatizmin dibine vuran, kendini “uzman” zanneden futbol yorumcularımız olmasa… Kendi takımlarında oynamayan oyuncular seçilmediğinde ağız dolusu laf etmeseler!

İkinci Abdullah Avcı dönemi öncesi Trabzonspor için Montella’yı çok istemiştim. Ama bize kabız futbolun temsilcisi Avcı düşmüştü. Montella Milli Takım’a geldiğinde sevinmiş, “Fakir Ancelotti”si diyerek Türk futbolunun da bir ekol olabileceğini yazmıştım. Gidişat da o yönde, yeter ki 3-5 sene daha hocayı tutalım, federasyon savaşlarına kurban vermeyelim. Eski teknik adam ve yorumcuların testere dişlerinden kurtaralım.

Dün gece Macaristan karşısında güzel futbolu, harika pasları ve golleri bize yaşatan Montella’ya ve oynayan-oynamayan tüm “Bizim Çocuklar”a teşekkür ederim.

Ayağınıza, yüreğinize sağlık!