Boş adam boş işlerle uğraşır derler. Aman sakın emekli olmayın!

Bugün sevmek ve nefret etmek arasında saf tuttuğum, sigara gibi bırakmayı beceremediğim "tweet altı yorumları" okuma müptelalığım üzerine kalem oynatmak istiyorum.

Tweet altı yorum okumak benim için vazgeçilmez bir eylemdir. Gün görmemiş espriler, zeki cümleler ve bambaşka bakış açıları görürüz o satırlarda. Bazen düşünürüm; “Bizim milletimiz kadar hazırcevap başka bir toplum var mıdır?” diye.

Sosyolojik Bir Derya: Tweet Yorumları

Yanlış anlayan, ters manyel yapan, kötü söz söyleyen, reklam için mekân tutan her türlü zevat yoğundur tweet altlarında… Para dilenenlerden Bitcoin tavsiye edenlere, dolandıracak “kaz” arayan uyanıklardan ufkunu paylaşanlara kadar insanın her türü orada vaziyet alır.

Kalem oynatanlar için ufuk açıcıdır bu mecralar. Ülkemizi ve insanımızı tanımak, anlamak isteyenler ve özellikle sosyologlar için bir derya gibidir tweet altları. Geliştirir, güzelleştirir, bazen sinir eder hatta insanı zıvanadan çıkarır. Hüznü, sevinci ve coşkuyu hoyratça harcayanların, duygularını cümlelere dökenlerin uğrak yeridir burası.

Herkesin Kendini Aradığı Yer

Doğru ile yanlışın, güzel ile çirkinin, hayal ile gerçeğin, siyah ile beyazın ve grinin her tonunun avdet ettiği yerdir bu yorumlar. Geniş kitlelere ulaşmak için; şiirin, müziğin ve sanatın sere serpe uzandığı bir sahil gibidir.

Boş oturup boş işlerle uğraşanların, yorumlar üzerine saatlerce kafa yoranların elinde tespih ile volta attığı dar ve uzun mekânlardır tweet altları. Sokaktaki pazarlamacının, Nobel Barış Ödülü alan kimyagerin, okuldan kaçan çocuğun, bastonsuz ayakta duramayan dedenin veya karşılıksız sevgi üreten annenin kendini aradığı yerdir bu dijital dünya.

Hasılıkelam; artık hayatımızın bir parçası haline geldi bu iletişim şekli! Müptelalık mı?

Cevap iradenize göre değişir…

Sağlıcakla kalın ama bol bol yazın!