Süper Lig’de iki takım üzerine yapılan bir kurgunun 6 aydır devam eden gösteriminin her hafta tekrarını izliyoruz.

Böyle bir ortamda kalkıp Konyaspor – Trabzonspor maçının değerlendirmesini veya analizini yapmak içimden gelmiyor. Onun için dün PFDK ve Tahkim Kurulu kararları ile başlayıp maç ile bitirmek istiyorum.

Biz başlayalım yüreğimiz nereye götürürse…

Dün PFDK ve online yapılan Tahkim Kurulu’nun toplantısının komik kararlarını görünce eskilere gittim.

Mesleğe yeni başladığım yıllar. Samsunspor fırtına gibi esiyor. Fenerbahçe’yi peş peşe 4-0 yendiği için minibüslerde “Arkayı Fenerliyelim” sloganları vizyonda.

Tarih 1 Nisan 1987.

Samsunspor ilk maçta 1-0 yendiği Fenerbahçe ile Kadıköy’de kupa maçı rövanşında.

Zorlu geçen karşılaşma 0-0 bitiyor ve sarı lacivertliler kupadan eleniyordu.

Maç sonu bütün muhabirler gazeteye fotoğraf yetiştirmek için içeri girerken, rahmetli Süleyman Gültekin ilk yarıdan fotoğrafları gönderdiği için sahada kalmıştı.

Maç sonu aniden büyük bir kavga çıkınca o tarihi günü fotoğraflamak ona nasip olmuştu.

O akşam tek tek o fotoğrafların hepsini incelemiş ve en iyilerini sayfaya girip bir kısmının da diğer gazetelere servis yapmıştık.

Manşette Samsunsporlu Rıfat’ın kandan yüzü gözükmeyen resmini dün gibi hatırlıyorum. İki avucuyla ağzından aşağıya akmakta olan kanı tutmaya çalışıyordu. Muhtemelen dişleri kırılmıştı.

Bütün oyuncuların ağzı burnu dağılmış, vücutları krampon izleriyle dolu ve mosmordu.

Görüntülerin vahameti ve o zamanki “az taraflı” kamuoyunun olayın üzerine düşmesi neticesinde TFF 4 ay futboldan men cezası vermek zorunda kaldı.

İlk bakışta çok adil olmasa da iyi bir ceza gibi duruyordu?

Fakat kazın ayağı öyle değildi.

Ceza yaz tatiline denk getirilmiş, oyuncular çok az müsabaka kaçırmıştı.

Bu ve buna benzer yüzlerce adil olmayan ve “büyük” takımlar lehine alınmış kararlar sayabiliriz.

Kısaca TFF ve kurulları geçmişte de böyleydi şimdi de farklı değil, “büyük”lere karşı her zaman ayrımcılık yapmıştır ve yapacaktır!

“Büyük”lerin kendilerinin yazıp kendilerinin başrolünü paylaştığı, diğer herkesin figüran olduğu bu senaryoda, sadece önceden yazılmış sahneler oynanıyor biz de izliyoruz.

Bir Anadolu takımının başarılı olmasına bile onlar karar veriyor günümüzün sanayileşmiş futbol ikliminde!

İstersen M. City veya Real Madrid oyucularını bir Anadolu takımı forması giydir, sana verecekleri maksimum yer üçüncülük olur.

Futbol dünyamızı böyle okuduğum için Trabzon’da yaşananlardan dolayı komik kararların alınacağını biliyordum. Bundan dolayı bu mesele hakkında son 15 gündür ne okudum ne takip ettim ne de yorum yaptım.

Ama dünkü kararları görünce bu kadar komiği de pes dedirtti.

Tedbirsiz ve eksik sevk, maksimum 1 maç ceza, onu da Tahkim onaylarsa!

Ki, Tahkim Kurulu’nun son gelen kararında da onaylanmayacağı sinyalleri var. Fenerbahçe camiasının açık açık söylediği “Bize ceza veremezler” sözünü “tarafsız” bütün kurullar emir telakki etmiş gibi. “Büyük”lerin sözlerini asla yere düşmüyorlar. Kimin kapısının kulu, kurulu olduğunu gösterir nitelikte kararlara imza atıyorlar.

Güçlünün mazlumu ezdiği Türk futbol bataklığında debelenmenin hiçbir manası yok. Bu ortamda verin şampiyonluk onların olsun. Bana onurlu mücadelenin kaybeden tarafı olmak yeter.

Alt tarafı oyun!

Haksız kazanmayı bu kadar sindirebilen bir insan topluluğu ile aynı dönemde yaşadığıma üzülüyorum.

Adil olmayan hiçbir yarıştan gelen başarı beni mutlu etmez ve etmiyor da.

Bence Trabzonspor başarı kriterlerini oturup yeniden belirlemesi lazım.

Teklifim; yetiştirici kulüp olmak.

Küçük de olsa alın teriyle kazanılmış zaferler, dünyanın en büyük takımı olmaktan daha evladır. Haksız kazanılmış başarılarla ben övünemem kimseye de tavsiye etmem.

KONYASPOR MAÇI;

Maçın tamamında olmasa da Trabzonspor’un maça hakimiyetini beğendim. Zaten haftalardır iyi oynuyordu. Düzen değişmezse de iyi futbol göreceğiz gibi. Çok detaylı analiz yerine aldığım notları sıralamak istiyorum.

- Abdullah Avcı doğru 11 tercihi yaptı. Keşke Fenerbahçe maçına da aynı kadro ile başlasaydı. (Haftalardın yazıyorum Mendy için en uygun yer savunma. Bence stoperde ligin en iyisi.)

- Adam eksiltebilen bir bekin skora katkısı da büyük oluyor. (Meunier)

- Konyasporlu Oğulcan’ın her ikili mücadelede hiç temas olmasa da yüzünü tutması nasıl bir futbol iklimimizin olduğunun açık delili. Ayrıca topu bırakıp Berat’a sert müdahalesi verilen karttan çok kişiliğini ortaya koydu.

- Bu takımı bozmamak lazım. Özellikle mevcut iskelet üzerine 1-3 arası takviye bence yeterli olur. Hem mali denge için hem de alışılmaya başlanan oyun düzeninin değişip yeniden başlanmaması için.

- Takımda bir sinerji vardı ve bu gelecek için de ümit verdi.

- Trezeguet’nin performansı ilk Kasımpaşa macerasındaki halini hatırlattı.

- Hoş geldin Orsic.

- Berat özel bir oyuncu.