Bugün “Fatih Tekke üvey evlat mı?” içerikli bir yazı düşünüyordum ama gündemin sıcaklığı beni kendine çekti. Belki Tekke ile ilgili bir iki cümle eklerim ama önceliğimiz kulislerde dolaşan haberler.

“2 oyuncu bitti, bugün/yarın gelecek” söyleminin yalan olmasının sebebi, vergilerin ödenmemesi üzerine Maliye Bakanlığı’nın kulüp hesaplarına bloke koymasıymış. Daha sonra da bir miktar ödemeyle bloke kaldırılmış. Haber ne kadar doğru bilmem! Fakat bildiğim bir şey varsa, o da bu durumun Trabzonspor’u bağlamaması gerektiği. Çünkü yönetim, son sermaye artırımından gelen parayla vergilerin ödeneceğini, kalanıyla da borçların kapatılacağı sözünü vermişti. Haber doğruysa; Beşiktaş’taki gibi birilerinin çıkıp “Paralar nerede başkan?” diye sorması gerekmez mi? Yanlışsa; Aynı kişilerin “Transferler nerede başkan?” diye yeri göğü inletmesi lazım değil mi? Ama herkes sus/pus… Böyle zamanlarda ses yükseltmesi gerekenler yine yok. Sadece telefonlarla, sohbet odalarında veya kahvehane köşelerinde gerçekler dillendiriliyor. Hâlbuki Ahmet Ağaoğlu döneminde o kadar aktiflerdi ki! Hemen istifa naraları atar, açıklama üstüne açıklama yaparlardı. Gerçi şimdi de susmuyorlar! 😊

Sadece destek açıklaması yapıyorlar! Neden acaba? Düşünün, son 24 ayda 4 defa sermaye artırımına gidip “deli paralar” kulübe sokuluyor. Normal şartlarda bu gelirle kulübün hem borcu biterdi hem de zirveye giderdi.

Fakat borç artıyor. Abdullah Avcı’ya kapıları ardına kadar açanlar, öz evlada üvey evlat muamelesi yapıyor. Eğer para yoksa Ertuğrul Doğan çıkıp “yok” demeli ve hedef küçültmeli. Varsa da kendisine “Erto” diye hitap eden kişinin her transfer talebini kabul edip bu kadar kayrılmasını açıklamalı. Ne yazık ki, son iki yılda şunu öğrendik: Yönetimin söylemleri ile eylemleri asla uyuşmuyor. Sözün bu kadar yerde kaldığı bir ortamda Trabzonspor nereye kadar gider? Bence satılmalı, ya sizce?