Bu hafta Trabzonspor bay olunca boş zamanı değerlendirmek istedim.

Oturdum sıcak gündem olan Sikan ile ilgili mini bir araştırma yapıp 4-5 de maçını izleyip analize karar verdim.

Fakat klavyenin başına oturunca önceden planladığınız gibi olmuyor. Gönlünün götürdüğü yere gidiyorsun. 😊

Bakalım gönül nereye götürmüş?

90 Dakikayı 10 Defa Tamamlayabilmiş

Danylo Sikan transferi olunca önce verilerine baktım.

Dolaştığı takımlar, oynadığı süreler, attığı goller gibi kayıtlara giren her şeyi gözden geçirdim. Okuduğum, izlediğim şeyleri kendi tecrübelerimle karşılaştırarak yorumlamaya çalıştım.

Sikan, üst seviyede 63 defa 11 başlarken 35 kere de sonradan oyuna dahil olmuş. 90 dakikayı yaklaşık 10 defa tamamlayabilmiş. Ya erken çıkıyor ya da yedekten oyuna dahil oluyor. Bu yaşa kadar 5 ayrı takımda görev yapmış. Ukrayna Premier Ligi’nde çıktığı 98 maçta 5.118 dakikada süre bulup 28 gol 8 asist üretmiş. Bu da maç başına sahada 52 dakika kaldığı ve 182 dakikada 1 gol attığını gösteriyor.

Buraya kadar okuduğum veriler bana oyuncunun bir yeteneği olduğunu ama henüz olgunlaşmadığını, zamana ve sihirli bir elin dokunuşuna ihtiyacı olduğunu gösteriyor.

Böyle bakınca da şanslı olduğu ve en doğru teknik adamın eline düştüğü de açık.

Yeni Bir Burak Yılmaz Hikâyesi Yazabilir

Niye şanslı?

Çünkü aynı bu hikâyenin bir benzerini ben daha önce görmüştüm.

Onu ilk izlediğimde bir Genç Milli Takım maçıydı. Müthiş bir fiziğe sahipti ve takımın kaptanlığını yapıyordu. Rakip öne geçmişti, hoca onu ileriden alıp orta sahaya çekti ve hücumu ona yönettiriyordu. Liderliği o kadar güçlüydü ki; “bu olur” demiştim. Sonra o delikanlıyı Beşiktaş’ta gördük. Tigana kanatta değerlendirdi ama olmadı. Manisa’ya gitti, bir ışık verince Fenerbahçe transfer etti. Ama yine olmadı, kiralık olarak Eskişehir’in yolunu tuttu. Orada da macerası kötü giderken ben de umudumu kaybetmeye başlamıştım. Yaş da zaten 25 olmuştu. Fakat şansı birden döndü ve umulmadık bir şekilde yedek olduğu Eskişehir’den takasla Trabzonspor’a geldi.

O yarım sezon çok iyi geçmedi ama sihirli bir elin dokunuşu hissetmiştik. Ertesi yıl 26 yaşındayken merdivenleri öyle hızlı tırmanmaya başladı ki; bu yükseliş 10-12 yıl sürecek ve ülkenin 1 numarası olacaktı. Artık Türk futbolunun unutulmaz isimlerinden biri.

Adını yazmadım herkes bilecektir zaten. Bilmeyen de okumasın be kardeşim. 😊

Sikan ile başlayıp niye Burak Yılmaz’a mı geldik?

İlk izlediğim ve verilerinde gördüğüm şeyler Burak’ı hatırlattı da o yüzden.

Oyun stili ve hikâyesi benziyor. Sikan da birçok takım dolaşıp yeteri kadar kendini gösterememiş bir yıldız adayı. Yukarıda bahsettiğim gibi üst seviyedeki ligde sadece 10 kere 90 dakikayı tamamlamış.

Gençler bakıyor 98 maça çıkmış “vavvv” diyor ama dakika üzerinden bakınca oldukça az!

Yani, gelip bir anda 11’nin değişmezi olmasını ve takır takır golleri sıralamasını beklemeyelim. Yaparsa da öpüp başımıza koyarız. Bu sezon belki az süre alacaktır ama seneye ortama ve sisteme alışıp hazır hale gelince farklı şeyler görebiliriz. Çünkü Şenol Güneş hem oyuncu parlatmanın hem de en verimli kullanmanın ustası. Üstelik hocanın oyun yapısı Ukraynalının teknik özellikleri ile örtüşüyor. Hem Trabzonspor’a hem kendine katkı sağlayabilir.

Eğer doğruysa hoca Zubkov’u izlemeye gidip Sikan’ı beğenmiş. Bu da oyun sistemine uygun olduğunu gösteren bir done.

İzlediğim 4-5 maçta gördüklerime geçeyim.

İlki bir Bayern Münih maçı. Hakem de Halil Umut Meler. Bayern oyuna hâkim Shakhtar da topun peşinde koşuyordu. 45 dakika boyunca Sikan’a top gelmedi desem yalan olmaz. Sonra 3-4 maç daha izledim. Birinde Batagov harika uzun toplarla Sikan’ı koşturuyordu. Bir ara 5 dakikada 3 kere ofsaytta düşünce yine aklıma Burak Yılmaz geldi. 😊

İzlediğim kadarıyla teknik olarak tarif etmek gerekirse;

Boyuna göre oldukça hızlı, çabuk ve topla ilişkisi gayet iyi. Özellikle arkası dönükken atılan topları alıp sağa sola servis yapmasına bayıldım. Uzun toplarda genellikle ön alıp kafayı bilinçli olarak vuruyor ve bir arkadaşına mutlaka ulaştırıyordu. (Sanki Dzeko’yu izler gibiydim.) Topla ilişkisi ve estetik şeyler yapmaya çalışmasını görünce tam “özgür bırakılacak oyuncu” diye içimden geçirdim. Çünkü Şenol Güneş yetenekli adamı bulursa; limitlerine kadar zorlar.

Çok doğru bir yerde doğru bir hoca ile doğru bir zamanda geldiğini düşünüyorum.

Kişisel olarak ise, benim bir santrforda istediğim her özelliğe sahip. BanzaSikan mı diye bana sorsanız, takıma ve sisteme alışmış bir Sikan benim için daha önce gelir. Fakat daha çok yolu olduğunu da biliyorum.

Zaten çok daha donanımlı ve büyük yıldız adaylarını Trabzonspor’a bu fiyatlara getirmek mümkün değil. Çünkü potansiyelli bir sağ bek için bile rakiplerin 10 milyon bayıldığı bir ortamda 6 milyon bu seviyede bir golcü için çok doğru bir hamle.

Emeğine geçenlere teşekkür edelim.

Tabii ki, buraya kadar yazdığım öngörüler yüzeysel. Oyuncunun ruhsal durumu, kişiliği, alışması, ortama uyumu gibi şeylerin iyi gittiğini varsayarak teknik açıdan bakıyoruz.

Çünkü bunların eksik olduğu yerde yeteneğin hiçbir önemi kalmıyor.

Uyum ve ortamın önemini anlatan bir örnek vererek Sikan bahsini bitirelim;

Chelsea’nin son 10 yılına bakın. Dünyanın en yüksek bonservis ödeyen kulüplerinden biri. Milyar dolarlar yatırdı. Chelsea yönetimi ve sağladığı ortam düzgün olmayınca sürekli değişime gittiler ve dikiş hiç tutmadı. Yıllarca teknik adam değiştirip onların yönlendirmesiyle eline gelen değerleri hep “işe yaramaz” diye gönderdiler. Örneğin Salah ve de Bruyne gibi “eyvah biz ne yaptık” pişmanlığı yaşatan o kadar çok isim var ki!

Yani iyi bir yönetim ve sağladığı ortam en yeteneksize bile değer katar.

Asıl mesele iyi transfer değil kulübün doğru yönetilmesi.

Transfer Çalışmaları

Transfer meselesinde ise düşüncelerim şöyle;

Gelecek sezon TFF’nin sapma payını iptal etme ve Trabzonspor’un transfer limitlerinin daha düşük olma ihtimali yüksek. Onun için gelecek senenin transferlerinin bir miktarının bu yıl yapılması sıkıntıya düşmemek için daha doğru olur.

Fakat yönetimin böyle bir çabası var mı emin değilim. En azından elzem olanları bir an evvel getirip lig sıralaması ve Türkiye Kupası’na asılmak lazım. Hem daha çok gelir kazanmak hem de gelecek senenin ana iskeletini hazır hale getirip iyi başlangıç yapmak için gerekli diye düşünüyorum.

Bana göre 1. sıradaki ihtiyaç STOPER.

Çünkü;

Trabzonspor gibi hücum takımları savunmayı kaleden uzak kurmak zorunda. Uzak kurunca da arkasında yaklaşık 3,5-4 dönüme yakın boşluk oluşuyor. Böyle bir boşluğu kontrol için de Edgar gibi hızlı, en az bir stoper ihtiyaç var. Hücum takımları için dar alan da önemli. Çünkü rakip sahadayken kaptırılan topu geri kazanmak; alan ne kadar dar ise o kadar kolay olur. Aynı zamanda 2’li 3’lü sıkıştırmalarla rakibin savunma arkasına top ulaştırması da engellenir. Ancak bu sayede rakip sahada kalınabiliyor. Alan geniş olursa rakip çok rahat geçiş yakalar ve cezayı bir keserse çıkarması zor olur. Bunu Bjelica döneminde ve Avcı’nın son maçlarında hep gördük.

Yani hocanın ismini telaffuz ettiği Adryelson da bu tür bir oyuncuydu.

  1. sıradaki ihtiyacın ise, OYUN KURUCU 8 NUMARA.

Çünkü;

Takımda Umut’tan başka oyun kurucu yok. Onun da yeterliliği tartışmaya açık. Böyle bakınca da geniş kadroda 1 tane banko 1 tane geleceğe yönelik oyun kurucu görevini üstlenebilecek orta sahaya ihtiyaç var.

  1. sırada ise DAR ALAN BECERİLİ KANAT.

Nwakaeme olmadığı zaman onun görevini yapacak, dar alan beceresi olan, topu kanat bölgesinde bloke edip kaptırmadan birkaç saniye tutup takımın rakip sahaya yerleşmesini sağlayacak kanat oyuncusunun da gerektiği kanaatindeyim.

4-5 diye de de ekleyebilirim ama bu 3 mevki hem sezonun geri kalan bölümünde hem de gelecek sezon Avrupa kupasına katılma halinde hazır bir takım olmayı sağlar. Bu sayede 3. sınıf takımlar karşısında kolay elenen bir Trabzonspor görmeyiz.

Özetle;

Trabzonspor’un son maçlarda aldığı skorlar aldatmasın. Hâlâ geriye düştükten sonra veya kapanan takımlara karşı başarılı olmak zor. İyi geçiş yapan her takım, yukarıda saydığım zaafların cezasını kesebilir.

Bu eksiklikleri hem teknik adam dillendiriyor hem otoriteler defalarca söylemesine rağmen yetkili olanlar yine 1. sıradan değil 4. sıradan transfere başladı.

Umarım yönetim sorunların farkına varmıştır. Gerekli hamleler için çalışıyordur.

Bakalım neler göreceğiz?

Sağlıcakla kalın…