Fatih Tekke 8 ayda dördüncü defa girdiği Galatasaray sınavından yine çaktı.
“Takım eksik”, “oyuncular yetersiz” veya “rakibin kadrolu hakemi maçı yönetti” gibi bahanelerle bu mağlubiyeti açıklamak gerçekçi değil. (Neden gerçekçi olmadığını birkaç örnekle aşağıda anlatacağım.)
Bu yenilginin bendeki açıklaması: Teknik olarak; rakibe göre plan, futbolcuya göre oyun yok.
Psikolojik olarak ise; konsantrasyon ve motivasyon yeterli değil. Saha kenarında çözüm üretmesi gereken güçlü bir iradenin, güçlü bir liderin eksikliği gözüküyor. Taraftar gibi bakıp profesyonelliğini unutan, üzülen, kahrolan ve bunu hissettiren bir hoca var karşımızda. Halbuki takım lideri bir baba gibi dik durup sorumluluğunu taşıdıklarına “yetersizim” hissini vermez. Gizli gizli ağlar, kimselere o resmi göstermez. Evlatlarına çaresizliğini hissettirip onların da konsantrasyonunu düşürmez.
Hocam yensen de yenilsen de dik dur, asla çökme!
Bu yürüyüş bir bitiş değil bir başlangıç.
Trabzonspor, Galatasaray’a ilk defa yenilmedi, son da olmayacak.
Senin başlattığın oyun odaklı bu sistem Trabzonspor’un geleceğini şekillendirecek. Madem bu işin liderliğini yapıyorsun, bahaneden çok iş üretmek zamanı.
“Zafer, en çok çalışan ve en çok isteyenindir.” – Napoleon Bonaparte
Gelelim neden bahanelere sığınmamak gerektiğine:
Futbol, parası çok olanın kazandığı bir oyun olsaydı bu kadar çok izlenmezdi. Futbol zenginin değil, daha çok çalışanın, daha çok isteyenin, daha iyi planı ve daha iyi kenetlenen oyuncuları olan takımların kazandığı bir oyun. Dünyanın her köşesinden örnekler bunu defalarca doğruladı ve doğrulamakta.
Oyuncu kalitesi veya takım eksikliğini bahane edenler şu sorulara nasıl cevap verir?
- Küme düşen Demirspor’un geçen yıl Beşiktaş’ı yendiği maçı kadro ve yetenekle açıklayabilir miyiz? Dar ve küçük bütçeli Giresun’un 2 yıl üst üste Galatasaray’ı yenmesi, daha iyi hocası, daha yetenekli oyuncuları ve daha geniş kadrosu olduğu için mi?
- Hadi Galatasaray daha güçlü de yenildi diyelim, ya Alanyaspor ve Gençlerbirliği mağlubiyetlerini nasıl açıklayacağız?
- Veya sezon başında kontrollü oynayan Trabzonspor olsaydı, oyuncular istekli ve daha konsantre olsaydı bu sonuç olur muydu?
Yani bu mağlubiyeti bahanelerin ötesinde bir şeylerin eksikliği ile anlatmak lazım.
“Her yokuşun bir inişi, her inişin bir yokuşu vardır.”- Atasözü
Sezon ilk bölümünde skorlar iyiyken “her çıkışın bir düşüşü olur” asıl mesele düşüş sırasında bu yürüyüşün engellerini destek atarak aşmak gerekiyor diye defalarca yazdım.
Beşiktaş maçıyla başlayan bir düşüş yaşıyor Trabzonspor.
Alanyaspor ve Gençlerbirliği mağlubiyetleri de Galatasaray maçının habercisiydi. Yani başlıktaki gibi perşembenin gelişi çarşambadan belliydi.
Ve düşüş devam etmekte…
Bu saatten sonra yapılacak iş, bahane üretmekten çok bu düşüşü engellemek.
Bu da daha çok çalışarak, daha iyi motivasyon sağlayarak ve oyunculara özgüven yükleyerek olur.




