Henüz 8. dakikada biten bir maçın analizi mi olur ?
Karşılaşma nasıl biterse bitsin, ne yazarsam yazayım, dönüp dolaşıp verilmeyen gole gelmeyecek miyiz?
Zaten hak eden de maçı iyi bir oyunla, büyük bir iştahla söke söke almadı mı?
Peki ne yazalım?
Dünkü karşılaşmanın da içinde olduğu Göztepe-Trabzonspor nostaljisine ne dersiniz?
Eklediğim görseller İzmir’deki 2 maçın 90 dakikalık minik hikâyesini anlatıyor.
Biri dünkü “çekilmez” oyuna ait, diğeri ise; 4 yıl önceden bir karşılaşma.
Aslında bu örneği vermemin ana sebebi; Trabzonspor’un o maçlardaki orta saha oyuncu modelleri.
Hani derler ya “orta sahan kadar takımsın” diye!
Eski bir maç ile dünkü maçın o kadar çok ortak yönü var ki!
Dün kırmızı kartı görünce hemen aklıma o maç gelmişti.
İki maçı karşılaştırdığımızda aşağı yukarı aynı şeylerin yaşandığını görürüz.
12.06.2020 tarihine oynanan maçtan maçtan bahsediyorum. Trabzonspor o maçta 10 kişi kalıyor ama müthiş bir oyunla sahadan 3-1 galip ayrılıyordu. Göztepe’nin tek golü ise penaltıdandı.
Dün de aynı şeyler yaşandı. Bu defa Göztepe 10 kişi kaldı, Trabzonspor’un tek golü penaltıdan geldi, ev sahibi 10 kişiyle yaptığı yüksek tempo bordo mavilileri sahadan sildi.
Dönelim asıl meselemize.
Dün Trabzonspor orta sahada Ozan ve Okay gibi iki hantal oyuncu ile çıkarken o günkü maçta Abdülkadir Parmak ve Abdülkadir Ömür gibi çabuk ve teknik isimler vardı. Hoca da kulübede olan Hüseyin Çimşir’di!
Bazı “adam yiyen ön libero” hayranı taraftarlar diyecek ki; öyle yumuşak orta saha mı olur?
Hücum orta sahası öyle olmalı. Belki Abdükadir’ler kadar zayıf değilse de hızlı, çabuk ve teknik tercih edilmeli.
Çünkü öyle bir orta saha her tür rakibe ve her tür oyuna müsait.
Kapanan rakibe karşı pas hızını artırır topun kendi takımında kalmasını sağlar, hücum eden rakibe karşı ise kolay ve hızlı geçişi gerçekleştirir.
Yani hangi model bir sistemin olursa olsun orta sahan hızlı ve çabuk olmalı!
Buna yine dünden çok güzel taze bir örnek verelim.
Dün Trabzonspor maçından sonra Real Madrid-Barcelona karşılaşmasını izledik ve aynı şeyleri gördük!
Ancelotti 3 stoper tipli merkez oyuncusu ile sahaya çıkıp Barcelona’nın 3 çabuk ve teknik oyuncusu karşısında hüsranı yaşadı?
Halbuki 2 hafta önce yine o orta saha ile çıkıp çok kötü oynamıştı ama Abdullah Avcı gibi güvenlik sevdası Ancelotti’ye aynı hatayı tekrarlattı. Ve neticesinde oyun olarak rezil olup kendi sahasında en büyük rakibinden 4 yiyerek havlu attı.
Risk alınacak yerde riski alamazsan sadece o günü değil geleceği de kaybedersin.
Özetle;
“Orta sahan kadarsın”
Bunu 100 defa yazdım 4 yıldır sürekli tekrarlıyorum. Ana mesele orta saha.
Onun için devre arasına kadar ne oyun ne de skor bekliyorum.
Bu takım bu orta saha ile ne hücum edebilir ne de savunma yapabilir.
Biri çıkıp diyebilir ki;
İyi, hoş anlatıyorsun ama bu kadro bu kadar da kötü oynamaz, hocada hiç mi kabahat yok?
Elbette her insan hata yapar, başka hoca olsa hata yapmayacak mıydı?
Veya bu kadroyu kendine göre kuran hoca, daha iyi bir oyun oynattı da biz mi görmedik?
Zaten Şenol Güneş gelirken onun oyun kültürüne uymadığını biliyorduk ve ben bunu defalarca da yazdık.
O açıdan benim için bu skorlar ve bu oyun hiç sürpriz değil.
Ya bu kadro yapısına uygun savunma oynatan bir hoca getirilecekti ya da gelecek senenin hücum futbolunu oluşturacak bir teknik adam.
Yönetim ikinci şıkkı tercih etti ve bence de doğru yaptı.
Çünkü Şenol Güneş bu ülkede “büyük” takım nasıl oynaması gerekiyorsa o oyunu sunan belki de yegâne teknik adam. Asla geri basmayan, dikine, dikine gidebilen bir oyun modeli var.
Bunu 96’da şampiyonluğu kaybettiği maçtan beri bilmiyor muyuz?
Önde de olsa “oyun” der ve daha çok atmak istemez mi?
Skor için Abdullah Avcı gibi savunmaya çekilip kontratak mı yapmalı hoca dediğin?
Benim gibi oyunu önceleyenler için en doğru isimdir.
Madem skor istiyorsanız Abdullah Avcı’dan niye vazgeçtiniz demezler mi?
Kötü oyun da olsa bu ligi iyi bilip iyi skorlar alan bir teknik adam Avcı.
***
Peki iyi bir oyun için bu kadroyla en kısa zamanda nasıl bir çözüm bulunabilir?
Bulunamaz ama iyi skor için Avcı’nın yaptığı gibi savunmada bekleyip uzun toplarla ve duran toplarla daha çok puan alınabilir.
Bunu ben asla istemem, isteyen buyursun alsın!
Futbol bir oyundur ve oyun iyi olursa güzeldir.
Çözüm mü?
2 maç evvel yazdığım başlıkta var.
“Hocam vur tırpanı inceldiği yerden kopsun”




