Yıl 2011…

Galatasaray sezonu Ufuk Ceylan ile 8. sıra bitirmiş, yoğun kaleci arayışları sonrası Lorik Cana takası ile aradığını İtalya’nın Lazio kentinde bulmuştu.

Takvimler 19 Temmuz 2011 Pazar gününü gösterirken o oyuncu Galatasaray’a 5 yıllık imza atıyordu.

Dile kolay yaklaşık 12 yıl dolmak üzere…

Kimden bahsettiğimi futbolsever herkes anlamıştır.

Türk futboluna örnek kişiliği ile damga vuran, Galatasaray’a tarihî başarılar kazandıran ve artık bizden biri olan Fernando Muslera’dan tabii ki!

O tarihte 25 yaşındaydı.

Kaleciliğin zirvesine yaptığı seyahatinin başlarındaydı.

Daha ilk günden “Elleri küçük” eleştirilerine muhatap olacaktı.

Daha gelir gelmez 2 şampiyonluk onun “Küçük ellerinde” havaya kalkacaktı.

O tarihten bu yana acı, tatlı günler yaşadı elbet.

Kısaca özetleyelim;

Resmî imzayı attıktan 1 hafta sonra Copa America finalinde boy gösterip şampiyonluk kupasını kaldırdı.

6 Türkiye şampiyonluğu, 4 Türkiye Kupası, 5 Türkiye Süper Kupası.

12 sezon, hepsi 11’de 456 maç, 1 gol, 49 sarı, 3 kırmızı kart ve 40.877 dakika süre aldı.

Evlilik ve 3 çocuk.

1 defa ayağı 1 defa da kolu kırıldı.

Yaşı 37…

Artık Galatasaray’ın efsane kaptanları arasına girdi ve baş köşede yer tuttu.

Ve hâlâ iki direk arasında ilk günkü gibi performans sergiliyor.

Ve 6. şampiyonluğa da en büyük katkıyı verenlerden…

***

Yaşı 50’nin üzerindekiler bilir, 80’li yıllarda Gençlerbirliği’nin fırtına gibi estiği dönemde, Trabzonlu sağ ayaklı bir sol beki vardı adı Şirin Berber.

Bir gün memlekete gider, annesi Fadime ile teyzesi Güllü fasulye ayıklarken bir taraftan da futbol muhabbeti yapıyordur.

Trabzonspor o hafta kendi sahasında mağlup olmuş, hoca da Şenol Güneş.

Güllü diyor ki; Fadime gördun mi, bi Şota'yi çıgardi oyindan, goca takımi yendirdi …..!

Bir taraftan da rakip kaleciyi övüyorlar, Fadime diyor ki: “Galeciyi gördun mi, dünyalari gurtardi.”

Fadime cevap veriyor; “Gülli sen biliy misin? Galeci deduğun tagımın yarisidır.”

Hikâyeden anlayacağımız gibi;

Bir takımda bir kalecinin ne kadar değerli olduğunu yaşlı teyzeler dahi biliyorsa gerisini siz düşünün ve Muslera’ya hakkını verin.

Uruguaylı Galatasaray’ın diğer yarısı gibi!

Ne mutlu böyle bir kalecisi olan takıma!