Bugün Selami Şahin usta ile başlayalım;
"Alışmak sevmekten daha zor geliyor
Alışmak bir yara bağrımda kanıyor"
Selami Şahin mi nereden çıktı?
Fatih Tekke 3 İstanbul takımına yenilmeye alıştırdı ya!
Tekke’nin aşağıdaki tablolarına bakınca sadece ben değil herkes aynı sonucu çıkaracaktır.
Sanki Fatih Tekke kendiyle beraber 3 büyüklere yenilme alışkanlığını da Trabzon’a getirmiş gibi.
TEKKE’NİN TRABZONSPOR İLE 3 BÜYÜK KARNESİ
| O | G | B | M | A | Y | |
|---|---|---|---|---|---|---|
| GALATASARAY | 4 | 0 | 1 | 3 | 1 | 9 |
| FENERBAHÇE | 3 | 0 | 0 | 3 | 3 | 8 |
| BEŞİKTAŞ | 1 | 0 | 1 | 0 | 3 | 3 |
| TOPLAM | 8 | 0 | 2 | 6 | 7 | 20 |
TEKKE’NİN TÜM KARİYERİNDE 3 BÜYÜK KARNESİ
| O | G | B | M | |
|---|---|---|---|---|
| GALATASARAY | 11 | 0 | 2 | 9 |
| FENERBAHÇE | 10 | 0 | 4 | 6 |
| BEŞİKTAŞ | 7 | 1 | 3 | 3 |
| TOPLAM | 28 | 1 | 9 | 18 |
Gördüğümüz gibi Fatih Tekke’nin Trabzonspor başındayken büyük maç karnesi takım teknik adamsız çıksa daha iyi dedirtiyor. Hocanın kadroları ve planları bu maçlarda 2 beraberlik 6 mağlubiyet alırken 7 gol atmış ve 20 golü kalesinde görmüş. Sadece Trabzonspor’da değil diğer yönettiği takımlarla da bir başarı elde edemedi. Toplam 28 maçta 1 galibiyeti var o da Beşiktaş’a.
Yani daha iyi kadro veya daha zayıf kadro farkı yok. İstanbulspor’la da aynı skorları almış Trabzonspor’la da.
Bu tablolarla bile ağır bir şekilde eleştirilebilir bir teknik adam ama kime ne faydası olur ki?
Maksadımız üzüm yemek bağcıyı dövmek değil. Görünen köy kılavuz istemez, 3 büyüklere karşı yanlış plan yapıldığı açıkça görülüyor. Ümit ederim bu tablodan hoca dersini çıkarır şimdiye kadar yaptığı planları gözden geçirir.
Ve dönelim maça;
Fenerbahçe mağlubiyetin nasıl göz göre göre geldiğine bakalım. Maç öncesi, kadro açıklandığında ve karşılaşma anında X’te yaptığım paylaşımlar adım adım her şeyi anlatıyor.
Maçtan önceki gün “nasıl oynamalı” sorusuna yazdığım makalede; bek, kanat ve forvetlerin oyun kurulumuna dikkat çekip önlem gerektiğini belirtmiştim. Karşılaşma başladığında da “Oulai'ye kurulan baskıdan ne denli sağlam çıkacağı, topu Muçi ve Mustafa'ya ne kadar hızlı aktaracağı maçın skorunu etkileyen ana faktör olur.” paylaşımını yapmıştım.
"Aynı yolu yürüyerek farklı manzaralar göremezsiniz."
Nitekim maçta da gördük ki; Talisca, Kerem, Asensio geri gelerek duvar olup tek paslarla hızlı bir şekilde topu ileri taşıdılar. Semedo ve Mert de bir kanat gibi çizgiye basarak oyunu genişletti. Maç 1-1’ken yaptığım paylaşımda “Talisca'ya arkadan sert girip topu aldırmamak lazım bütün kilidi açan o” yazmıştım ki bu sırada Fenerbahçe böyle bir organizasyonla öne geçti. Ardından yaptığım paylaşımda “Tedesco'nun 2. planı da Oulai'nin üstüne oynamak. İsmail Yüksek’i gardiyan olarak görevlendirmiş, Halil Umut Meler de İsmail'in yaptığı bütün faulleri göz yumarak Oulai'yi etkisiz hâle getirdi.” yazarak Tekke’nin Tedesco karşısında zayıf kaldığını anlatmıştım.
Özetle teknik kısma bakarsak; Tedesco yapılması gereken ne varsa sahaya yansıtırken Tekke’de bunu göremedik. Trabzonspor teknik heyeti güçlü rakiplere karşı yaptığı zayıf planlarla sınıfta kaldı.
Bütün bunlara rağmen Fenerbahçe karşısındaki mağlubiyeti sadece Fatih Tekke’ye yüklemek olmaz. Başta yönetim olmak üzere elbette birçok faktör sayabiliriz.
Birini maç başında yaptığım paylaşımda ifade etmiştim: “Agresif bir rakibe aynı şekilde cevap veremezsen sindirir. Psikolojik üstünlüğü alır deplasmanda olduğunu zannedersin. Defalarca yazdım ama tam yeri; Bakasetas tarzı takımı ateşleyecek, agresiflik düzeyini yükseltecek bir oyuncu şart.”
"Zekanın ölçüsü, gerektiğinde düşüncelerini değiştirebilme yeteneğidir." Albert Einstein
Bir oyuncu yeter mi bilemem ama sezon başından beri defalarca yazdım. Görece güçlü takımlara karşı en büyük ihtiyaç bu özellik gibi duruyor. Arkadaşlarının kazanma iştahını ve ateşini yükseltecek oyuncu olmadığı gibi kenar yönetimi de yok. Buna bir örnek verelim: Fatih Terim, Galatasaray geriye düştüğünde ceketini yere atar, hakeme saldırır, kendini oyundan attırır ama bir şekilde futbolcuları gaza getirirdi. Tekke adaşı gibi bu ateşi körükleyemeyince “idman” formunda maçlar izliyoruz. Benim açımdan mahsuru yok, skordan önce oyun isteyenlerdenim ama o makamlarda durabilmek için de Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ı yenmek zorundasın.
Umarım hoca Fatih Terim gibi “ders almam ders veririm demez” dersine çalışır. Doğru planlarla bir dahaki maça çıkar.
Sağlıcakla kalın…




