Bazen bir yenilgi, sadece bir son değil, yeni bir başlangıçtır. Mağlubiyet, kimi zaman dayanışmanın harcını karan, kimi zaman tecrübenin meşalesini yakan bir kıvılcımdır. Her düşüş, yeniden doğuşun habercisi olabilir; yeter ki o anın içindeki dersleri görebilelim.

Hatırlayalım, 2018’in son demleriydi. Trabzonspor, tarihin en pahalı kadrolarından birini sahaya sürmüş, ancak Malatya’da 5-0’lık bir hezimetle yıkılmıştı. O karanlık gece, bir son değil, bir milattı. Mağlubiyetin gölgesinde, ayrık otları temizlendi; yerine altyapının filizleri, aidiyetle yoğrulmuş genç yürekler ekildi.

Ertesi hafta, Fenerbahçe karşısında sahada 11’de beş, kulübede beş altyapı oyuncusuyla bir destan yazıldı. Bu değişim, son 40 yılda izlediğim en iyi Trabzonspor futbolunun temelini attı ve Trabzonspor altyapısı, Türk futboluna yeni yıldızlar armağan etti. Kötü sandığımız o anlar, bir ateşin kıvılcımı, bir yelkenin rüzgârı, bir başarının ilk basamağı oluverdi.

Dün, Barcelona karşısında kupa için ter döktük. Elbette zafer hayal etmiştik ama uluslararası tecrübesi daha çok olan kupaya uzandı. Ancak bu yenilgi, bir kayıp değil, tecrübe kazandırdı. Trabzonspor altyapısı, bu tür turnuvalarda sıkça boy göstermeli ki finalin ağırlığını, kazanmanın stratejisini öğrensin. Genç yüreklerin bu maçlardan aldığı özgüven, cesaret ve ufuk, kariyerlerini bir ömür şekillendirecek.

Bican ve Taha’nın gözyaşları, bir yenilginin değil, bir mücadelenin izleriydi. Malkoçoğlu Salih’in kaptanlığa yakışır vakur duruşu, Erol Can’ın mahcup tavrı, yedek kulübesinde tırnaklarını yiyerek duygularına teslim olan o ismini bilmediğim delikanlı... Hepsi, bu güzel hikâyenin kahramanları.

Ey genç yürekler, henüz yolun başındasınız. Bu yenilgi, sizi kamçılayacak bir tecrübe; sizi olgunlaştıracak, daha güzel ufuklara taşıyacak bir ders. Yeter ki azminizi yitirmeyin, dayanışmanın elini bırakmayın. Belki bir gün, “İyi ki o gün yenildik, o mağlubiyetin tecrübesi bizi buraya taşıdı” diyeceksiniz.

Alanayaspor Maçı Üzerine;

Hafta sonu Alanyaspor maçına dair kalem oynatmadım; çünkü içimdeki umut, Ruzomberok’tan beri aynı manzarayı izlemekten yorgun. Orta sahanın hantal yapısı, takımı bir mehter takımı gibi iki adım ileri, bir adım geri yaptırıyor. Malatya hezimetinden sonra gelen o büyük değişimi istiyorum. Avcı, bu yapıyı inşa eden olarak değişimi göze alamadı. Güneş cesaret edemedi, Tekke ise umut vadediyor ama henüz bir kıvılcım çakmadı.

Hocalar ellerindeki malzemeyle ellerinden geleni yaptı, inkâr etmem. Ama bu, yeterli değil. Daha iyisi olmayacaksa, değişim şart. Küçük önlemler, sadece günü kurtarıyor; oysa biz, yarını inşa etmek istiyoruz.

Kupa maçının ardından değişim fitilin ateşlenmesini bekliyorum.

Umarım değişim başlar ve hayırlı olur.