A Millî Takımımız Avrupa Şampiyonası’nı katılmayı garantiledi.
Bunu zaten bildiğiniz için o faslı ve Letonya maçını geride bırakıp bir sonraki hamleyle devam edelim.
Başlıktan anlaşılacağı gibi; hikâyemiz “geçiş hücumu” dâhisi Ancelotti’nin oyun anlayışını Demirspor ile birlikte Türkiye’ye getirip ağzımıza bir parmak bal çalan Montella ile ilgili.
Şampiyonaya belki Kuntz da olsa katılacaktık ama Montella ile son iki maçtaki oyun ve skor asla olmayacaktı. Türkiye Futbol Federasyonu eğri gemiyle doğru sefere çıkmış, Akdeniz ikliminin sıcaklığı ile tanıştırmış millî takımı. Türk futbolcusuna ve oyun anlayışına uygun sistemin iyi uygulayıcılarından birini takımın başına getirerek millî ruhun geri dönmesini de sağladı bu tercih. Yerli bir hoca olunca fanatiklik öne plana çıkıyor, ülkede birliktelik sağlanamıyordu. Montella'nın gelişi bu açıdan çifte kavrulmuş fıstık gibi.
Türk oyuncusuna uygun
Hırvatistan ve ardından Letonya galibiyetleri ile Türk futboluna 3 aylık aradan sonra dönüş yapan Montella’nın yukarıda bahsettiğim sisteminin Türk futbolcusuna neden uygun olduğunu anlatalım.
Serpil Hamdi hocadan beri Türk futbol alt yapılarında kısa, çabuk ve hızlı oyuncular teknik olduğu için fizikli olanlara göre daha çok tercih edilirdi. (Muhtemelen oyuncu yetiştirme zahmetine katlanmamak için böyle bir yol kullanılıyordu.) Dolayısıyla bu özelliklerdeki oyuncuları üst yapıya çıkarıyorduk. Oynadığımız rakiplere göre daha teknik olmamıza rağmen kötü sonuçlar alıyor, mahkûm oynuyorduk. Farkı ekollerdeki hocalarla anlaşarak sürekli kafa karıştırıcı, kaos planlı bir futbol sergiliyorduk. Gelen hiçbir hoca oyuncularımıza uygun olan sistemi kurgulayamadığı için bir ekolümüz de olmadı. Bizim yetiştirdiğimiz futbolcu modeli için en uygun oyun sistemi bana göre ya İspanya’nın tiki takası ya da Ancelotti’nin aynı oyuncu profilleriyle yeni versiyonunu dünya futboluna sunduğu geçiş hücumudur. Montella'nın uyguladığı sistem oyuncu yapımıza göre uygun olup devam ettirilebilirse "Artık bizim de bir oyunumuz var" diyebileceğiz.
Hocanın uyguladığı bu sistemi kısaca anlatalım.
Montella'nın sistemi
Oyuncu tercihleri;
1- Stoperleri geriden oyun kurabilen teknik oyunculardan oluşuyor.
2 - İki yönlü orta sahalar kullanırken bunlardan biri oyun kurma ve topu yönünü değiştirme konusunda uzman.
3 - Bekleri hücumcu ama kontrollü ve dengeli çıkışlar istiyor.
4 - Kanatlarda içeri girerek oynamasını beceren hızlı çabuk ve teknik oyuncular tercih ediyor. Bu sayede beklerin oyunu enlemesine genişletmesini sağlıyor.
5 - Santrfor bölgesinde ise; geçiş hücumuna uygun hareketli forvetler kullanıyor.
İtalyan hocanın bana göre en önemli artılarından biri de seçtiği oyuncuları maç içinde özgür bırakıp inisiyatif vermesi. Hem daha çok verim alıyor hem de değer verdiğini gösteriyor. Genç oyuncuyu yönetme ve motive etmesi sinerji oluşmasına sebep oluyor. Bu da iyi oyuna ve başarılı sonuçlara yelken açmayı kolaylaştırıyor.
Montella’nın oyun yapısı ise;
1- Geriden oyun kurmak öncelikle çok önemli, bu sayede topa hükmederek oyuna hâkim oluyor.
2- Panik yapmayan, teknik becerisi olan stoperlerin pres anında topu boş alana çıkarmaktaki maharetlerini kullanıp rakibin çok adamla baskısını kırıp topu kanatlara taşıyor.
3- Top kaybedilince yüksek yoğunluklu baskı ile ya topu geri alıyor ya da geçiş hücumunu engellemek için faule başvuruyor.
4- Kanat ve bekleri çizgiye bastırarak alanı enlemesine genişletip rakip takımın merkez savunmasını zayıflatıyor.
5- Takım boyunun kısalığı sayesinde rakibi de o kısa alana mecbur edip teknik ve çabuk oyuncularıyla topa hakimiyeti ele alıp oyun üstünlüğü sağlıyor. Bu dar alandaki oyunda rakip mecburen savunmasını öne çektiği için de arkada bıraktığı boşlukları Montella hızlı oyuncularıyla değerlendiriyor.
6- Skorda öne geçtikten sonra temposu yüksek oyuncularla asıl taktiği hızlı geçiş sistemiyle skoru artırmakta zorlanmıyor.
7- Montella'nın tercih ettiği oyuncu modeli, genelde takım savunması ve direnç gösterme konusunda zayıf futbolculardan oluşuyor. Hoca da skoru ele aldıktan sonra merkezi sağlam tutmayı becerebilen futbolcularla değişiklikler yaparak bu açığı kapatmaya çalışıyor.
Özetle; kısa, çabuk, teknik ve hızlı oyuncuların topa hâkim olduğu, dikine hızlı geçişlerle rakibin dengesini bozan bu yapı, Türk futbolcusu için en uygun sistem. Ayrıca genelde millî takım oyuncuları büyük kulüplerden seçiliyor. Ve bu takımların oyun anlayışı topa hâkim olma ve hücum odaklı. Dolayısıyla bu sisteme adapte etmekte hiç sorun olmayacaktır.
Bu açıdan bakınca millî takımı daha iyi günlerin beklediğini düşünüyorum. Özellikle genç oyuncuların çokluğu uzun vadede daha iyi sonuçlar ve oyunlar göreceğimizin bir işareti gibi.
Real Madrid Teknik Direktörü Ancelotti’nin geçiş hücumu ile elde ettiği bu başarıların bir benzerini de Montella ile Türk Milli Takımı yaşarsa şaşırmamak lazım. Fakir Ancelotti’si Montella bizim yapımıza cuk oturan bir tercih olduğu için Büyükekşi’ye tekrar teşekkür ederim.




