Şampiyonluk sonrası Trabzonspor’un ilk 9 hafta performansı:
- 2022-23 sezonu tarihin en pahalı kadrosuyla 17 puan.
- 2023-24 sezonu 9. haftada 4 mağlubiyet alınıp 15 puan haneye yazılmış.
- 2024-25 sezonu 9. haftada 6 beraberlik ile hantal bir takım var ve 12 puan kazanılabildi.
- 2025-26 sezonun 9. haftası ise, kaleci ve santrafor transferleri hariç, genç ya tutarsa isimlerle hatta büyük hakem skandallarına rağmen 20 puan.
Bir taraftar “DAHA NE İSTER Kİ?”
Trabzonsporlu ise çok şey ister değil mi? 😊
Kazanılan 20 puan hangi şartlarda gelmiş, bir de ona bakalım mı?
Dün sahadaki yeni transferler:
- Oulai, 61 gün önce gelmiş, henüz 19 yaşında ve sadece 237 dakika süre alabildi.
- Olaigbe, 74 gün önce gelmiş, 22 yaşında ve 600 dakika forma giydi.
- Augusto, 21 yaşında ve geleli 100 gün oldu. 548 dakika süre bulabildi.
- Pina, 111 gün önce gelmiş, 22 yaşında ve 652 dakika sahada kalmış, yeni transferlerin en kıdemlisi.
- Onana, şehre ayak basalı sadece 39 gün oldu. 450 dakika süre buldu.
Şu tabloya bakarak, bu lige ve Trabzon’a yabancı, henüz bıyıkları bile terlemedi denilecek yaşta bu gençler canını dişine takarak 20 puan toplamış.
“DAHA NE İSTİYORSUNUZ?”
Bu kadar acemi ve genç oyunculardan sahaya çıkıp rakiplere sahayı dar etmesini mi bekliyorsunuz?
Galibiyet yetmez, 10 tane de gol mü atsınlar?
Abdullah Avcı’nın hantal takımı üzerine restore edilmeye çalışılan bir kadro yapısının bütün maçları kazanması mümkün olabilir mi?
200-250 milyon Euro maaşlı takımlara kaç puan fark atmış, 10’da 1’i maaş alan bu çocuklar, daha çok mu fark atsaydı?
Destek olunacak yerde köstek olma zamanı mı?
“DAHA NE İSTİYORSUNUZ?”
28 dakika hariç oyun kötü imiş efendim.
Bu kadar genç ve yeni isimle, yeni bir hocayla, pas ezberi, takım birlikteliği ve uyumu oluşmamış bir kadroyla daha fazla ne yapılabilirdi ki?
Muhtemelen rakiplerin en küçüğünün taraftarları “gözünüze dizinize dursun” diyordur. “Daha ne istiyorsunuz” diyor ve gıpta ile bakıyordur. Ama bizimkiler henüz 1 yaşına gelmemiş bir bebeği yürütmeyi alıştırırken döverek öğretme derdindeler.
Susun be kardeşim, “DAHA NE İSTİYORSUNUZ?”
Futbolu bilen, öne geçen takımın skoru koruyup geçiş hücumu ile farkı artırmaya çalıştığını da bilir. Bu sırada kendi sahasına kapanıp hızlı hücuma çıkma işi yeni değil, tecrübe veya uzmanlık da gerektirmez. Uzun yılların tecrübesine ve oyun ezberine sahip olan Manchester City bile Şampiyonlar Ligi finalinde öne geçtikten sonra savunmaya çekilmedi mi? Bu ve buna benzer yüzlerce örnek gösterebilir.
“DAHA NE İSTİYORSUNUZ?”
Ha daha iyi hücuma niye çıkmadı mı diyorsunuz?
Buraya kadar yazdıklarımı okumadınız demek ki?
Bu kadar genç ve acemi ile, bu kadar yeni bir takım, yeni bir hoca, yeni bir sistemle maksimum bu kadar olur ancak skor korunurdu. Rizespor da armut toplamıyor. 3 yıldır aynı teknik adamla sürekli güçlenen bir kadro ve oyun yapısı ve oyun ezberi var. Elbette geriye yaslanınca yüksek yoğunluklu baskı yapacak ve karşısındaki gençlerden oluşan bir takımı kendi sahasında hapsedecektir. Eğer Fatih Tekke’nin istediği transferler gelse ve bunlarla 2 yıldır çalışıyor olsa, bir pas ezberi oluşsa, Trabzonspor’un oyun sistemi otursa, siz de kalkıp o zaman “bu takım niye mahkûm oynuyor” deseniz hak verirdim.
20 puan olmuş, yuh be kardeşim!
“DAHA NE İSTİYORSUNUZ?”
Maç öncesi, maç sırası ve sonrası herkesin dilinde bir Okay var. Yarın Okay oynamazsa başka birine saracaksınız. Okay çıktı, takım daha mı iyi oldu?
Fatih Tekke sizin kadar futboldan anlamıyor mu? Kimin iyi kimin kötü olduğunu çözebilecek kapasitesi yok mu?
Aslında hocayı biraz anlamaya çalışsanız hak vereceksiniz ama siz dövmeyi seviyorsunuz. Sebep aramaya gerek yok değil mi? 😊
Okay niye oynuyor, anlatayım:
Bir takımda oyun merkezi orta sahadır. Bu bölgedeki 3 kişiden ikisi genç ve bu ligin yabancısı. Orada bir tecrübe olmalı ki; teknik adamın sahadaki eli, kolu olsun. Yani birinci sebep tecrübeli oluşu. İkinci sebep ise teknik bir mesele, siz futbolu çok bilirsiniz ya? Fatih Tekke gibi bu sistemi tercih eden bütün teknik adamlar beklerinin ikisi de hücum çıktığı için savunmayı üçleyecek stoper özellikli bir ön libero kullanır. Örneğin Guardiola’nın Barcelona’da Busquets, City’de Rodri tercihi gibi. Ha, ben de sevmem bu yapıyı ama hocayı getirdiysen onun sistemini de kabul edeceksin. Ya kovacaksın ya da kendi sevdiğin yapıyı kurmasını istemeyeceksin! Üçüncü sebebi ise “Çok sert bir maç olacak” diye karşılaşma öncesi Fatih Tekke söyledi. Yani kavga varsa, elinde de Köksal Baba yoksa Okay'la gidilir! 😊
Özetle:
Trabzonspor’un genç ve tutarsa transferlerle bu kadar puan toplaması desteği hak ediyor. Zamanla ve Tekke ile bir pas ezberi oluşur, sistem oturur, çok daha dominant oyunlar görürüz ama şimdilik bu takım büyüme evresindeki bir bebek gibi yürümeye öğrenmeye çalışıyor. Puan olarak iyi gidiyor ama bu zaman zaman yaşanan mahkûm durum daha da devam edecek. Bazen skor da gelmeyecek. İşte orada siz lazımsınız. O bebeğin düşmemesi için destek olacak ve yürümesini öğretip koşmasını sağlayacaksınız.
Bu da döverek değil severek olur.
Dile kolay, şu takım 20 puan yapmış pes be kardeşim!
“DAHA NE İSTİYORSUNUZ?”




