Eren Mert meselesine hiç girmek istemedim.
Her kafadan bir ses çıktı, her cenah haklılığını “birileri” vasıtasıyla duyurup dedikodu kültürünün altındaki ateşi harlayınca, ucu Trabzonspor’a dokundu. Her şeyin iyi gittiği bir ortamda bu durumun takıma zarar verdiğini görünce, mecburen birkaç cümle kurmak icap etti.
Ben giriyorum ama siz girmeyin bu işe. 😉
Arkadaşlar, dünyanın her köşesinde ve her iş yerinde çalışanlar arasında sıkıntılar olur. Ama aynı seviyedekilerin arasındakiler bilinir ve kolay çözülür. Ast-üst ilişkisindeki sorunlar ise hem kaynağı hem çözümü belirsizdir.
Çoğu zaman sorunu hiç bilmeyiz; sadece tahmin eder veya dedikodusunu yaparız. Kimse somut bir şey bilmez. Biz de sorunun içine girdikçe, girift bir labirentte kayboluruz.
Çıkmaz sokakta ne işimiz var? Girmeyelim bu işe!
Zaten kim haklı, kim haksız bilmek zordur. Bilmemizi de istemezler. Taraf olanlar çıkıp konuşmaz. Çünkü mesele bir incir çekirdeğini doldurmuyor da olabilir. İşin aslını söylerse “Bu muymuş bütün mesele?” denilecek ve ayıplanacaktır.
Aslında bir ego çarpışmasının arasında, tenis topunu takip eder gibi bir o yana, bir bu yana bakan taraftayız.
“Dedikodu, iki kişinin arasında değil; onu dinleyen üçüncü kişinin vicdanında ölür.”— Anonim
Onun için girmeyelim bu işe…
Şu anda yaşanan şey, el altından haber gönderip kendi adına argümanları kullanacak çeneleri ve kalemleri besleyerek taraftar devşirmektir.
Bazı insanlar kendi savaşlarını başkalarının ağzından verir.—
Biz tartışırken onlar uzaktan izliyor, belki de gülüyor. Canını acıtacak bir yere doğru giderse yine çıkıp konuşmazlar ama ima yoluyla, ahbabını veya bir yakınını kullanarak argümanı değiştirip işi iyice çıkılmaz hâle getirirler.
Yani bu mesele çıkmaz sokak.
Girmeyelim bu işe.
Girmeyelim kardeşim, girmeyelim…
Çünkü huzursuzluğu artırıyor ve ucu kulübe, takıma yansıyor. Bu işin acısını yine biz çekiyoruz. Onun için girmeyelim bu işe.
Biz kalkıp “kim haklı, kim haksız” muhabbetine girecek kadar ne bilgiye sahibiz ne de doneye. Birilerinin yönlendirmek için söylediği ifadelerle yolumuzu bulmaya çalışıyoruz.
Böyle olacağını bildiğim için bu işe girmek istemedim. Zaten girmenin de kimseye faydası yok.
Üstelik giden gider, belki daha iyi şartlarda yolunu bulur. Ama kalan ceremesini daha çok çekecektir. Çünkü Trabzonlu misafirperverdir; kendi çocuğunu kolay döver ve harcar!
Lütfen girmeyelim veya köpürtmeyelim bu işi.
Trabzonspor’da her şey olması gerektiği gibi. Hatta hiç olmadığı kadar iyi gidiyor. Eğer başkan heyecana kapılıp bir Sturridge sorunu çıkarmazsa, takım ve gidişat çok iyi durumda…
Lütfen iyi giden bir takımın tekerine çomak sokmayalım ve girmeyelim bu işe…
Tarafsız kalmak zor değil…




