Trabzonspor niye bu kadar kötü oynuyor?

Herkesin bir cevabı vardır. Kimi kondisyon der kimi de oyuncu kalitesi.

Bu soruya 4 yıldır hep aynı cevabı veriyorum: Abdullah Avcı.

Çünkü hocanın sistemi güzel oyundan çok 1-0 olsun benim olsun mantığındaki “güvenli oyun” modeliydi!

Dolayısıyla Avcı her transfer döneminde değiştirdiği takımı yine tamamen yenileyerek kendi sistemine uygun oyuncular tercih etti. Bu futbolcuların tamamı da ağır olunca hücum planı yapılamazdı.

Yapılamıyor da!

Çünkü hızlı top çeviremezsen rakip kolay savunur.

Bu kadroyla sadece savunma planı işe yarıyor buna delil olarak da Gallen deplasmanı ile Beşiktaş maçını gösterebiliriz.

***

Hatırlayalım Avcı’nın “hiç gitmemiş gibiyim” dediği Trabzon’u ilk terk edişini.

Arkasında bıraktığı Orhan Ak aynı sıkıntıları yaşamış ve çok geçmeden Trabzon’u terk etmek zorunda kalmıştı. Yerine gelen Bjelica da bu savunma ağırlıklı kadro ile o kadar çok bocalamıştı ki!

Şimdi de Avcı’nın yerine gelen 40 yıllık teknik direktör de aynı durum yaşıyor.

Yani Trabzonspor’daki durum kısa zamanda bir teknik adamın çözeceği kadar basit değil.

Savunma üzerine kurulmuş ve aylardır çalışan bir ekibi başka bir oyuna ikna edip alıştırmak oldukça zaman alır. Güvenli oyunun psikolojik etkilerini, önbelleğe alınmış bütün yanlış alışkanlıkların temizlenmesi gerekiyor.

***

Peki güzel oyun için nasıl bir yapılanma lazım?

İyi oyunun olduğu dönemlerdeki kadro yapılanmasına bakarak bunu görebiliriz.

Trabzonspor’un en son iyi hücum yaptığı, coşkulu bir futbol oynayıp hatıralarımızda ömür boyu kalacak güzel anılar bıraktığı dönemi hatırlayalım.

Savunmada Hüseyin, Hosseini ve Zargo gibi şimdiki tandeme göre oldukça ucuz ve hızlı stoperler, kenardan oyun kurma yeteneği olan Pereira gibi bekler vardı.

Orta sahada Onazi, Sosa, Parmak, Ömür ve Yazıcı gibi hızlı pas yapabilen teknik ve çabuk merkez futbolcuları oyunun hızını artırıyor, rakibin başını döndürüyor, hücuma çok rahat top götürüyordu.

Şimdi ise defans ve orta sahaları oyuncularının tamamı ağır ve düz oyuncular. Savunma oynayan Sivasspor veya Bodrumspor’dan farkı yok bu yapılanmanın.

Böyle olunca da ne oyun ne de gol üretimi yapılabiliyor.

Kadro değişmeyecekse çözüm ne olmalı?

İki türlü bu süreç az hasarla geçilebilir.

Birincisi; Avcı’nın bu garabet oyunu ile devam edip takımı yeni bir sisteme hazırlamak. Çünkü mevcut oyuncuların en iyi bildiği şey kapanıp geçiş kollamaktır. Bu da büyük sabır ister. Çünkü her küçük bütçeli takım böyle oynuyor. Bu oyun Trabzonspor’a yakışmaz. Maçlar duran top veya uzaktan şut ile bulunacak gollerle ancak kazanılabilir. Yoksa beraberlikler devam eder.

İkincisi ise; 32 kişilik kadro ve alt yapıdaki mevcut oyunculardan hücum oyununa uygun 14-15 kişi belirleyip üzerinde çalışarak bir çözüm bulunabilir.

Bu durumu Şenol Güneş görmüyor mu?

Elbette görüyor ama geldiği günden beri doğru dürüst çalışma fırsatı bulamadı. Kısa aralıklarla yapılan maçlarda oyuncuların sadece psikolojilerini tedavi etmeye çalıştı. Artık haftada bir karşılaşma olacağı için daha geniş zamanı var. Konyaspor maçında daha iyi bir oyun, milli aradan sonraki Başakşehir karşılaşmasında da devre arasına kadar götürecek 11’in belirleneceğini düşünüyorum.

Peki neler yapılabilir?

Hızlı beklerden stoper, kanatlardan bek, gibi birçok değişiklik yapmak mümkün. Gerekirse alt yapıdaki orta saha oyuncuları da denenerek merkezdeki top hızı artırmaya çalışılabilir. Örneğin, kadrodaki en çabuk ve teknik merkez oyuncusu Umut Güneş’i soyadı kontenjanından olmasa bile 11’e dahil etmek de bir çözüm olabilir. Çünkü bu durum geçen yıl yaşamıştı. Avcı, Umut’u devreye sokarak iyi skorlar alıp iyi sinyaller veren bir oyun ortaya koymuş ve bu sayede kovulmaktan kurtulmuştu.

Yönetim için de zor!

Önümüzdeki değişimin sürecinin maddi yanı da sıkıntılı. Büyük paralar verilmiş birçok oyuncunun yedek veya kadro dışı kalacak olması, önümüzdeki süreçte gönderilmesi gerektiği anlamına geliyor. Hem oynatmayıp hem elden çıkarmaya çalışmak deveye hendek atlatmak gibi!

Bir kulübe bu kadar zarar veren başka bir teknik adam var mı bilemiyorum ama Avcı’nın transfer iştahı ve güvenli oyun merakı, Trabzonspor’a o kadar çok zarar verdi ki; arkası toparlanırken bile 10’larca milyon dolar buhar olacak!

Özetle;

Daha kolay bir dönüşüm bekliyordum ama göründüğünden daha sıkıntılı bir süreç olacağı gözüküyor.

Oyuncuların alışkanlıklarını değiştirmek, mevcut yapının tamamen zıttı bir oyun inşa etmek çok zor ama çok zor olacak.

Bu süreçte destekten başka her şey daha bu kulübü maddi ve manevi olarak kötüye götürür.