3-0 gibi net bir skora rağmen hiç mutlu değilim. Hakem, oyun, taktik her şey kötüydü. Bir Trabzonsporlu olarak kazanınca bu kadar kötü hiç hissetmemiştim. Lehine yapılan hakem hataları, aleyhine yapılanlardan daha çok acıtıyor ne yazık ki! Keşke 4. dakika hiç yaşanmasa, Hugo kırmızı görüp oyun dışı kalsaydı. Yazı yazmak gelmiyordu içimden ama görev ağır bastı.

Maçın hemen başında baskı ile başlayan, bordo mavililere top göstermeyen Gaziantep, sanki ligin lideri gibiydi. 15. dakikadan sonra dengeyi sağlayan Trabzonspor, Ömür’ün ortasıyla golü bularak öne geçti. Gaziantep’in risk alması sonrası devreye Nwakaeme’nin sihirli ayaklarıyla 3-0 önde girdi. İkinci yarı skorun etkisiyle yaslanan Trabzonspor’u kendi sahasında ilk defa bu kadar mahkûm oynarken gördüm, ikinci yarı hiçbir varlık gösteremedi.

Trabzonspor kendi evinde ligin kötü takımlarından Gaziantep ile oynuyor, kalesine 25 şut atılmış, rakip 12 korner kullanıp 34 orta yapmış, 3 direkten dönen şutu, 3 çizgiden çıkarılan topu var. Ligin açık ara lideri ise ceza sahasından 35 top uzaklaştırmış. Sadece oyun üstünlüğü değil, koşu mesafesinde de 3 km Gaziantep önde. Böyle bir tabloda, böyle bir oyunun neresine iyi diyelim?

Haftalardır stoperlere ve ön liberoya baskı yapan her takım Trabzonspor’u zor duruma sokuyor. Buna rağmen bazı maçların bazı bölümleri hariç Abdullah Avcı bir çözüm bulabilmiş değil. Hamsik yoksa oyun hâkimiyeti tamamen rakiplere geçiyor. Böyle zamanlarda pas trafiğini yönetmek için Abdülkadir Parmak, Yunus ve Murat’ın devreye sokulması gerektiğini düşünüyorum.