3 Maç, 3 Gol, 9 Puan.
Oyun kötü ama kayıpsız bir Trabzonspor.
2021-22’de böyleydi. Bütün sezon boyunca maçın içine girmeden etrafında dolanmıştık. Hatırlayın, ya Hamsik, ya Nwakaeme ya da Bakasetas’ın sihirli ayakları devreye girer ya da Uğurcan’ın elleri skoru bordo-mavililer lehine çevirirdi. Ben de oyunu es geçip maçın yıldızını parlatmakla yetinir, günü öyle kurtarırdım. Şimdi işim daha da zor. Uğurcan’a iş düşmüyor, sihirbazlık yapacak yetenek yok. Fakat kayıpsız bir Trabzonspor var!
İki haftadır oyuna değinmedim ama bugün “birazcık” girmek istiyorum. Her büyük takımın yapması gerektiği gibi savunmadan pasla çıkılıyor. Güvenli, risksiz ve kontrollü bir oyun. Oyun kurma işi de bek ve kanatlara yüklenmiş. Henüz pas ezberi oluşmamış. Buna bir de orta sahanın hantallığını ekleyince, Fatih Tekke’nin daha çok çalışması gerektiği ve yeni oyunculara ihtiyacı olduğu anlaşılıyor.
“Zaman zaman kontrol kaybediliyor” diyeceğim ama maçın büyük bir bölümü ne yazık ki kaosu andırıyor. Bunun sebebi, orta saha oyuncularının hızlı pasa uygun olmaması.
Özellikle rakip ön alanda basıp hücum yaptığında maçın kontrolü tamamen kaybediliyor. Bu anlarda devreye girecek bir lider eksikliği de çok açık.
Teknik adam ve oyuncular yeni. Bu oyun daha da iyi hale gelecektir elbette.Size ve bana düşen, bir miktar daha sabır. Bu oyunun olgunlaşması, biraz zaman ve doğru dokunuşlarla mümkün.
Hücumda çeşitlilik olması da güzel, her ne kadar uygulama zayıf olsa da.
Kanat hücumu, duran top organizasyonu, merkezden delme ve topun yönünü hızla değiştirip rakibin boş bıraktığı alanları kullanma gibi hücum planları var.Elbette yeterli değil, az daha sabır.
Hoca ilk geldiğinde dediğim gibi, “Tekke’yi bekleyen çorbayı içer.”
Puandan önce güzel oyunu sever ve öncelerim ya.Müsaadenizle bu meseleye geçmiş yazılarımdan bir örnekle gireyim:“Hoca, yan pası mümkün olduğunca azaltarak merkeze dik, hızlı paslarla ve ver-kaçlarla hücum organizasyonunu çok deniyor,” diye anlatmıştım.
İşte maçtaki belki de tek güzellik böyle bir organizasyonla geldi.Olaigbe merkeze dalıp o ana kadar atıl olan Onuachu’yu duvar olarak kullandı. Sağ bek, ceza sahası üstünde vurdu, dönen topu ikinci forvet tamamladı. Gol VAR’dan dönse de, meslek büyüğüm Sadık Söztutan’ın kitabının ismi gibi “Gol Olmasa da Hareket Güzeldi.”
Merkezden hücum meselesine biraz daha değinerek bitirelim.
Sık sık yazarım, “hantal” orta saha diye. Merkezden delme organizasyonu için hantal oyuncular büyük bir risktir. Çünkü hücum sırasında duvar olan oyuncuya yaklaşıp ribauntlarını almak, çabukluk ve hız ister. O anda kaptırılan topun dönüşü, geçiş hücumunu iyi yapan bir takım tarafından çok rahat cezalandırılabilir. Bunu önlemek için de alanı daraltıp takım boyunu minimuma indirip geçişi engellemek gerekli.
Trabzonspor’un bu oyun yapısıyla açık açık hız ve çabukluğa ihtiyacı var. Fatih Tekke’nin, “Hızlı bir stoper ve savunmacı ve hücumcu orta saha istiyorum,” dediği, bu açıdan bakınca daha iyi anlaşılıyor.Top yönetimde ama hoca, maç bitiminde yönetimin de beceriksizliğini kapatma derdinde.Umarım hocanın istedikleri gelir ve kafasındaki kurguyu oturtur.Bunun için de biraz daha sabır edin ve çorbayı içmek için Tekke’yi bekleyin.




