Fatih Tekke, Fatih Tekke’yi arıyor…
Böyle yazınca kendi numarasını çeviriyor filan zanneden olabilir.
O iş öyle değil gardaş, teknik bir mesele.
Son hazırlık maçında gördüğüm bir hücum seti bana bu cümleyi kurduruyor.
Tekke "Avcı’ya öykünüyor, geride çok pas yaptırıyor" demesinler diye dikine bol pas istemiş. Bu pasların da atıldığı merkezdeki arkası dönük oyuncular da yanlış olunca; kaybedilen top sayısı artıyor. Hücum takımları için de kaybedilen top gol yemek manasına gelir. Hoca da bunu önlemek için "yakaladığınızı indirin, hızlı hücuma çıkarmayın" komutu vermiş muhtemelen. Top kaybı esnasında takım elinden geldiği kadar Özkan Sümer’in şok presi ile rakibe baskı yapıp, topu doğru kullanmasını önlüyor veya faul yaparak hızlı hücumu kesiyor.
Tabii bu merkezdeki oyuncular "hantal" olunca insan ister istemez Hasan Üçüncü’yü de özlüyor.
Madem nostalji yapıyoruz kambersiz düğün olur mu? 😊
Böyle anlarda Hasan Üçüncü, hızı ve çabukluğu ile rakibe öyle basardı ki; adam feleğini şaşırır ya topu bırakır ya da geriye dönerdi. Kene gibiydi mübarek!
Ah hocam ah, bir tane daha Tekke, bir tane daha Üçüncü yok ki.
Burada bir anekdot anlatayım:
Geçmiş zaman olur, yeni nesil gençleri gibi futbolu çok bildiğimi zannettiğim dönemlerdi. Fatih Tekke de altyapıdan yeni gelmişti. O tarihlerde Süleyman Hurma’ya "Hoca niye Fatih’i oynatıyor. Hiç koşmuyor, temas yapmıyor, sertlik koymuyor" diye yakınmıştım. O da bana futbolun sadece fizik olmadığını öğreten şu cümleyi kurmuştu:
"Fatih’e arkası dönük attığın bir topu, zekâsı, hızı ve çabukluğu ile öyle bir hareketle alıp dönüyor veya öyle bir noktaya atıyor ki; 2-3 kişi oyundan düşüyor" demişti.
Hücumda rakip eksiltmenin ne manaya geldiğini o zaman daha iyi kavramıştım.
Ah hocam ah, bir Fatih Tekke daha nereden bulacağız ki?
Bu forvetlerin hiçbiri sana benzemiyor.
Çok top kaybı yaşatır. Bol, bol geri koşmak zorunda kalır takım. Hele bu hantal merkez oyuncuların nasıl döner, düşünmek bile istemiyorum.
Merkeze dikine top atmaya devam etmek doğru ama elinde Firmino olsa anlarım. Atılan her top bir şekilde rakiple buluşuyor. Bence Montella gibi forvetsiz bir oyun daha iyi. Dikine atılan top kaybedilse bile, çok oyuncuyla o bölgede bulunulduğu için, rakibin hızlı hücumu kesmek ve topu geri kazanmak daha kolay olur. Çok tekrarladığınız "savunma"ya oradan başlamış olursun hocam.
Şimdi daha iyi anlıyorum Onuachu ve Augusto ısrarını. Umarım sakatlanmaz, bütün maçlarda oynar ve iyi performans verir. Aksi halde Avcı döneminde olduğu gibi geride bol pas yapıp uygun zaman kollamak zorunda kalınır ki bunu kimse istemez.
Elbette oyun, plan ve tercihler konusunda daha pek çok sözüm var ama onları da transferler geldikten sonraya bırakalım.
Sağlıcakla kalın…




