Genç bir taraftar yazmış:
Trabzonspor niye böyle?
Bunun sebeplerini hem teknik hem sosyolojik olarak defalarca yazdım.
Bu defa bir örnekle anlatayım:
Şampiyonluğu averajla kaybeden Galatasaray, 2021-22 sezonu yeni bir yapılanmaya gider. Barış Alper, Kerem Aktürkoğlu, Halil Dervişoğlu, Morutan, Nelsson, Berkan, Cicaldau ve Boey gibi gençlerle yeni bir sistem kurar. O takım ligde düşme potasında gezinir fakat Avrupa’da grupları namağlup geçip son 16 turunda Barcelona’ya 1 farkla yenilerek elenir.
Avrupa’da bu kadar başarılı bir takımın ligde kötü performans göstermesinin nedeni ile Trabzonspor’un niye böyle olduğunun sebebi aynı.
Çünkü Terim geçiş üzerine bir yapı kurmuş, Avrupa’da üstüne gelen her takımı kontrataktan vurarak istediğini alıyor ama Türkiye’de kimse Galatasaray’ı yenmeye çalışmayınca geçişe alışmış, hücum oynama kültürü olmayan futbolcular apışıp kalıyordu.
Aradan 4 yıl geçti. Kadro çok değişti, sistem hücum üzerine planlandı ama Galatasaray hâlâ o dönemde kurgulanan yapının izlerini taşıyor ve geçiş oynadığı maçlarda istediğini kolay alıp kapanan rakipleri açmakta zorlanıyor.
Çünkü alışkanlıklar virüs gibidir antivirüs programları yeterli olmaz.
Kurulan bir yapıyı değiştirmek kolay olmuyor. Zaman ve sabır istiyor. Bilgisayar diliyle ya format atacaksın ya da kör topal kullanmaya devam edeceksin.
Trabzonspor’da olan durum bu.
Takımı kuran, sistemine uygun oyuncuyu seçen, hazırlık kampını yapan, oyun kültürünün yerleşmesi için uğraşan hep aynı isim. Ve o hocanın da anlayışı güvenli oyun. O futbolcularla, o alışkanlıklarla, o oyun kültürü üzerine yeni bir sistem inşa etmek; yıkılmakta olan binayı restore edip kullanmak gibi olur.
Bu da güvenli bir yol değildir.
Özetle;
Hem alışkanlıklar kolay değişmez hem de bu araç bu kadar yükü taşır fazlasını itsen bile götüremez. Üstelik teknik adam kim olursa olsun bu durum değiştirilemez. Mevcut oyuncu grubuyla yapabileceği tek şey, kuruluş amacına uygun olan; savunma oynayıp geçiş aramaktır.
Buna ben razı olmam isteyen buyursun alsın.
Kendi adıma, ya kadro yüzde 80-90 tırpan yiyerek yeni bir kurgu yapılacak ya da ucuz yollu bir yöntem olan “sabır” ile oyuncuların hücum oyununa alışmasını bekleyeceğim.
Dönelim dün yaşadıklarımıza;
Trabzonspor önceki teknik adamın dönemindeki gibi skoru bulana kadar kabızlık çekti. İlk golü attıktan sonra oyun Avcı’nın kurguladığı sisteme uygun bir hâle dönüştüğü için gol sayısını artırmakta zorlanmadı. Asıl hedef olan kupa için değişikliklere gidince, bir panik hali yaşandı. Gerçi panik atak bize yabancı değil, 😊 yeteri kadar kalıcı hasar bıraktı Trabzonspor.
Yalnız oyuncuların ve teknik heyetin özgüveninin yavaş yavaş artığı da görülüyor. Önümüzdeki haftalar bundan daha iyi olacağını düşünüyorum.
“Trabzonspor niye böyle” diyen gence teknik kısmını da kısaca anlatalım.
Güneş geldiğinden beri sık yazdığım cümleleri tekrarlayacağım için önceden af diliyorum.
Teknik sebebi: Hantal orta saha ve ağır savunma!
Böyle profilde oyuncularla takım boyu ayarlanamaz. Çünkü oyuncular hücuma çıkınca dönemediği gibi, bıraktığı geniş boşluklar da rakibe geçiş imkânı veriyor. Geçmişte Trabzon’da orta sahayı geçemeyen rakipler, şimdi bordo mavilileri kendi sahasına hapis ediyor.
Bu aciz durumu Kaptan Cemil görseydi ne derdi acaba?
Çözüm mü?
Ne yazık ki transfer mevsiminde kaçırdık. Çabuk, tempolu bir orta saha, iyi bir oyuncu kurucu ve hızlı bir stoperle birçok şey değiştirilebilirdi.
Gençler arasında da bu özelliklerde net oyuncu olmadığı için sezon sonuna kadar katlanacağız.




