Evet, Trabzonspor dominant oynayamıyor.
Evet, zayıf rakipler karşısında bile çok pozisyon veriyor.
Evet, henüz Fatih Tekke bir oyun oturtamadı. Hatta Vanspor’a karşı bile aynı görüntü vardı.
İşte bu aksaklıkların sebebini defalarca yazdığım için tekrara girmeyip Konyaspor maçını pas geçmiştim. Fakat kupa maçından çıkan 23 yaş ortalamalı 11’i görünce tekrar yapmak icap etti.
Trabzonspor’un mazereti YENİ ve GENÇ oyunculardan oluşması.
Yeni ve genç bir takım elbette dominant bir oyun çıkaramaz. Zaten biraz güçlü rakip olunca sonuç da alınamıyor. Kaybedilen puanlara bakınca bunu anlarız.
İstenilen noktaya ulaşmanın yolu bir bilim adamı hassaslığı ve sabrı ile bıkmadan usanmadan tekrar tekrar deneyerek doğruyu bulmaktır.
Şahsi olarak güçlü bir oyunun uzun tekrarlarla zamana yayılan bir süreçte ulaşılacak bir nokta olduğu düşündüğüm için beklentimi hep düşük tuttum. Ve her yazıda “her çıkışın bir düşüşü olur” diyerek kaybedilen maçlarda da takıma destek çıkılması gerektiğini anlattım.
"Ağaç yaşken eğilir" atasözü ışığında, Trabzonspor'un gençleşme süreci, kısa vadeli sancılara rağmen mali disiplin ve uzun soluklu başarı için tek çıkış yolu.
Trabzonspor doğru yolda.
Fatih Tekke ile başlayan süreç bana Ajax modelini hatırlatıyor. Genç ve tecrübeli karması olan bir yapı ile başlayıp bir sistem oturtup zaman içinde hem zirveye çıkacak hem de kulübün mali yapısını koruyacak bir yol bu.
Başka şansı da yok Trabzonspor’un.
Rakipler mali olarak 10 kat daha fazla gelir ve güce sahip. Onlarla baş etmenin yolu da daha güçlü bir organizasyonla mümkün. Hem mali dengeyi koruyacak hem yarışacak takım ancak iyi bir organizasyon ile olur. Başka türlü bol para harcayıp “ya tutarsa” diye sezona başlanabilir ve defalarca da denendi. Son denemede tarihin en pahalı kadrosu sezonu 3-4 teknik adamla zor bitirdi.
Özetle “hep destek tam destek zamanı” diyerek başka konuya geçelim.
AVCI-TEKKE KIYASI
"Eski köye yeni adet" getiren Tekke'nin genç transfer ısrarı, yüksek yaş ortalamalı kadrolarla harcanan paraları hatırlatan Avcı döneminden bir ders çıkarıldığını işaret ediyor.
Önceki gün bir transfer haberi gördüm. “Trabzonspor sezon başı şu iki ismi istedi alamadı ama tekrar teklif götürecek” minvalindeydi. Fatih Tekke geldiğinden beri bu ve buna benzer haberlerin içeriğine bakınca çoğunluğu 18-21 yaş ortalamalı genç isimler olduğunu görürüz. Bu haberler ister istemez birkaç sene önceye götürüp Abdullah Avcı’yı hatırlatıyor. O dönemde de düşen her transfer haberinde yaş ortalaması 30-33 civarında olurdu. Hatta genç bir sol bek imza atmaya gelirken Avcı taş koymuş yerine 31 yaşındaki Barisic’i talep etmişti.
GÖZTEPE MAÇI ÜZERİNE
Bıçak sırtı" Göztepe deplasmanında, Oulai'siz hücum zorluğu ve orta saha zaafları göz önüne alındığında, risk almak yerine kontrollü ve sabırlı bir oyun kazanmanın anahtarı olur.
Trabzonspor için zor bir hafta. Hem tek özel oyuncusundan yoksun hem de Göztepe gibi ligin güçlü bir ekibi ile deplasmanda karşılaşacak.
İzmir ekibi takım bütünlüğü olan fiziki özellikleri ve geçiş hücumu ile sonuca giden bir ekip.
Bordo mavililerde Oulai'nin eksik olması en büyük handikap. Bu da oyunu savunmadan başlatmak artık daha zor ve riskli anlamına geliyor
Oulai'siz “Trabzonspor topu nasıl ileri taşıyacak” sorusu da cevaba muhtaç.
Oulai olmadan önce “at Onuachu’ya indirsin” modeliyle hücuma çıkmadan 1-0’lık skorlarla idare edildi. Son haftalardaki oyun modeline ise Oulai’siz devam etmek; Göztepe karşısında yanlış bir tercih olur kanaatindeyim. Göztepe özellikle sert ve güçlü baskı yapan bir takım. Orta sahada kaybedilecek toplar tehlikeli olacaktır. Ki, hem Bouchouari hem Muçi top kaybetme konusunda uzman. Bu da bol geçişe malzeme vermek olur.
Onun için sezon başı veya güçlü rakiplerle yapılan maçlardaki plan daha doğru geliyor. 0-0’a yatan bir oyun anlayışı ile başlayıp duran top ve yetenekli oyuncuların sihirli ayaklarına ihtiyacı var.
Bakalım hoca nasıl bir formül bulacak?




